Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
ridvan , canim , şiirleri

Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

Herşey Bildiğin Gibi


Bildiğin şeyler oluyor hep

bildiğin, ama sana faydası olmayan şeyler

okuduğum kitaplardan geriye kalan

hep sen oluyorsun

yazdığım yazıların "ana" fikri sen

şiirler seni söylüyor

şarkılar seni...



Sıcak bir ekmeğin buharında hep sen oluyorsun

sen oluyorsun içtiğim soğuk çaylarda

önünden yürüdüğüm vitrinlerdeki manken kızlar sen

sen, sen, sen

heryer, herkes sen

şimdi ne çok sen var bir bilsen...



Önce işgal, sonra târümâr edilmiş ülkeler gibiyim, baksana !

linç ediliyor rûhum,

bir yetimin kanayan bakışlarında..

eşraftan biri yatıyor yine musallâ taşında,

Lalapaşa'da

hep o mâlum ve yanık salâ..

üç adımlık saltanat, eller üzerinde yaşanan,

şu bildiğin...



Dallarda titreyen kuşların gözbebeklerinde

hep sen oluyorsun

habersiz giden trenlerin ardında kalan ben

bir kınalı el uzanıyor gibi sanki

yahut bir çift siyah kirpik ıslanıyor

kim bilir belki de bana öyle geliyor hep

sonra bir "gül" gibi düşüyor bakışların

isli bir tren penceresinden

eğilip toplayan yine ben,

yine ben oluyorum...



Herşey bildiğin gibi

yine kar yağıyor Erzurum'a

beraber yürüdüğümüz yollara

o daracık sokaklara

kar yağıyor yine kurşundan kubbelere

ve cumbalı evlerin kafeslerine tutunuyor yine

kuşlar misâli karlar

yine yiyecek telaşında serçeler

Gürcükapı'da iş bekliyor yine işsizler

atların burnunda buhar buhar üstüne

herbiri bir Doğu Ekspresi

Sarıkamış-Kars yolcuları yine Gar yolunda...



Herşey bildiğin gibi...

bazan şehir yine beni tanımazdan geliyor

o zaman ellerim cebimde / bir firâri gibi

geceyarılarına kadar

sokak sokak geziyorum ben de

değişiklik olsun diye

yağmurlarda ıslanıyorum sonra

bazan da bütün tehlikeleri göze alıp

gözlerimi kapatıyorum

ve

seni düşlüyorum..



Bize ait olmayan bir zaman diliminde

ve bize ait olmayan bir coğrafyada

gecenin bir nısfında / oryantalist duyarlılıklarla

hem-nefes olduğumuz anları düşlüyorum sonra

yalan olan, masal olan, hiç olan zamanları yani..

evler hep birlikte üzerime geliyorlar ardından

kaçışım onları bana çağırıyor hep

sonra bir yağmur başlıyor birden

bütün boyaları birer birer akıyor şehrin yüzünden,

kahkahalarla gülmek düşüyor bana...



Herşey bildiğin gibi

güneş geç de olsa

yine her sabah Palandökenlerden doğuyor

ve akşamları senin gittiğin yerlerde batıyor

senin de dediğin gibi / elimden geldiğince

birlikte yürüdüğümüz,

oturup gülüştüğümüz yerlerden geçmemeye

ve oralara hiç gitmemeye çalışıyorum..

ve artık "dikkat ediyorum kendime"

senin de dediğin gibi

"kendime iyi bakıyorum" artık...

üzülme ve beni düşünme

buralarda herşey

herşey bildiğin gibi...!

Cevapla
.
Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

SULARIN ÖTESİ





Bir yanı Mecnun'dur kıyılarımın

bir yanı Leylâ

yokluğundur yankılanan suların ötesinde her gece

her gece dokuz yerimden vururlar beni yâr

kanatlanmış atlar gibi geçerim

rüyalarından...



Hesaba çekilirim geceler boyu sonra

gözlerinin karasından

bilmezler dâra çekildiğimi saçlarında bin kez

sonra kenâra çekildiğimi

bilmezler

esmer bir ateş var içinde ey ölü nedir bu derler

leylâ derim, gözlerin diyemem

diyemem...



Suların ötesinde bir esmer gül açar akşamları

adı leylâ, rengi leylâ, kokusu leylâ

o yüzden siyahlar giyinirim hep ben

saçlarımı o yüzden tarayamam

siyaha mübtelâ oluşum ondandır

ondandır dalgın dalgın bakışım sulara

bilmez misin

semâya bakıp bakıp ağlayışım

ondandır...

Cevapla
.
Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

DEMEDİM Mİ ?





Ne sen geldin

ne de kokunu getirdi rüzgârlar

kurur elbet birgün aşk adına tutunduğun dallar

yemyeşil yapraklar bile sararır birgün

demedim mi?



Seni bir masalda buldum ben

kendi göğünde kanat açarken yapayalnız

kaç git buralardan, durma uç git,

aşkın Kaf dağında bir Anka ol, masallarda kal sen

demedim mi?



Med ve cezri görmüş müydün yüreğimde

hani gözlerinin ay gibi dağlardan doğduğu gece

ölürsem bu gece öleyim dizlerinde dediğin hani

işte o gece

hatırlar mısın bilmem

her yanımda alabildiğine sen olmazsan eğer

gurbetin bu tenha kıyılarında

yokluğun gezinir birgün

demedim mi?



Sevdim seni boynu tasmalı köleler gibi,

sevdim ve

melamet yağmurları yağdı üstüme böylece

karlı bir kış gününde

ellerin değil

alev alev ateşti avuçlarıma bıraktığın,

demedim mi sana yakmaz bu ateş beni diye

aşkın onulmaz ateşlerinde sınanmış bir semenderim ben

demedim mi?



Demedim mi bütün güzel şiirler sanadır diye

kutsanmış bütün sözler

yaşanmamış bütün zamanlar senindir

ve senindir baştanbaşa yanmış bu yürek

şimdengeri parsel parsel yap ve sat

demedim mi?



Ey sevdâmın kar çiçeği,

ey iki gözü iki çeşme Züleyhâ

say ki Yusufum ben

tutmazsan eğer elimden

aşkın en sığ sularında boğulur giderim ben

demedim mi ?

ya da hüznün kapkara çiçeklerini,

sonra hasreti ve sensizliği bir gül gibi takıp yakama

bir derviş gibi ömrümce beklerim seni

demedim mi?



Ey ömrümün taze gülü

ey gözleri öksüz bir çocuk

gözlerime bakıp bakıp dalmasaydı gözlerin

kızıl bir alev gibi girmeseydin kanıma

ak bir güvercin olup uçmasaydın elimden

bir âh ile yakardım o güzellik sarayını

demedim mi ?



Demedim mi sana güvenme gözlerine bu kadar diye

yakar bu sevdâ ateşi

ikimizi de kül eder

bu hasretlik

bu ayrılık

söndürmez bu ateşi sonra denizler bile

demedim mi ?



Koklamak ellerini güneşin her doğuşunda

gülleri koklar gibi

bir sevda türküsünü birlikte söylemek sonra

her sabah bir gül bırakmak toprağa yüreğimizden

bir de ıslanmak bu şehrin yağmurlarında

ve sırılsıklam ıslanmak sevgiden

bırakmamak ellerimizi, kopmadıkça kıyamet

hiç bırakmamak, andımız ve ahdimiz olsun

demedim mi ?



Ağlama, aya bakıp ağlama öyle ne olur

ağlamak bize yakışmaz

say ki hiç görmedik birbirimizi

say ki hiç tanışmadık

bakıştık belki de bir gecenin en koyu karanlığında

say ki hiç görmedin beni sen

görmedim seni ben

demedim mi ?



Demedim mi sana

sakın kimse el sürmesin saçlarına diye

düşmesin gözlerine bir yabânî bakış

demedim mi ?

sen Leylâyı bilmezsin, Mecnunu tanımazsın sen

kimdir Şirin, nerede şimdi Ferhâd bilemezsin

ey sevgili / ey sevdâmın meçhul kelebeği

ben sana

aşkın bir adı da ayrılıktır

demedim mi ?



Ayrılığın acısını yaşadım senin gözlerinde ben

geçip giden zamanı bir de

unuttum sonra sana hazırlıksız yakalandığımı

nisan yağmuru gibi geldiğini ansızın

zamansız gelen, apansız gider birgün

demedim mi?

demedim mi sana ben

giremem senin girdiğin sokaklara / giremem

gittiğin yerlere gelemem ben

demedim mi?

bil ki suya yazılmıştır bizim aşkımız

silinir gider birgün

demedim mi ?



Ey benim kederlerimin soylu annesi

ey sevgili

ben sana demedim mi

ayrılıktır şimdi üstümüze lapa lapa yağan, kar değil diye

buğulu gibi gözlerin, soğuk soğuk ellerin

esmerim, gece gözlüm,

ben seninle ağlamış seninle gülmüşüm

baksana bana

tel tel olmuş dağılmışım

yapayalnız kalmışım bir gecenin ortasında

sensiz

şimdi sen, can çekişen kuşlar gibi uzaklarda

çok uzaklarda sen / ben, her gün her gece

korku ve hasret çiçekleri açan alabildiğine içinde

bir ayrılık türküsü kalmış dilinde

elinde gayr-i menkul bir yürek

beklerim gelmediğin yollarda, beklerim

demedim mi ?



“Bahçemde açan gül değil,

ayrılık yarasına çektiğim bir kızıl tüldür bunlar

sen, sönmüş bir volkandan şiir mi beklersin hâlâ

yakıp geçtiğin bir yürekten geriye kalan

bir yığın küldür bunlar”

demedim mi ?

ey şimdi uzaklarda açan sevdâ çiçeğim

demedim mi sana

“bin bahar açsan da yaban ellerde

yaprağını dökeceğin son bahçe yine benim”

demedim mi?

söyle ey hüznümün ince gülü

bütün bunları ben sana demedim mi?

demedim mi ?

Cevapla
.
Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

SANA GELİRKEN



Sana gelmeliyim

geçip ayrılığın gül bahçesinden

ateş kesilmeli damarlarımdaki kan

gecenin en koyu karanlığında gelmeliyim sana

göz gözü görmemeli

dilimde şiirlerim olmalı bir de

yüreğim papatya dolu kırlar

öyle gelmeliyim sana..



Avuçlarımda umut dolu yarınlarla gelmeliyim sana

başımda temmuz akşamları

sonra bir yıldız kaymalı

yüreğimin kuytu bir köşesinden

bakılmaya doyum olmayan gözlerin olmalı bir de

dolunay olmalı yüzün

öyle gelmeliyim sana..



Hasretin dağ gibi oturmalı yüreğime

öyle gelmeliyim sana

kimseler görmemeli yüzümü

kimseler bilmemeli

hafiften bir rüzgâr esmeli sana gelirken

gözlerimde yalnızlık

saçlarımda yıldızlar olmalı bir de

inceden bir yağmur yağmalı sonra

ve kavuştuğum gün sana

yüreğimi avuçlarının tam ortasına koymalıyım

kuru bir gül misâli

öyle gelmeliyim sana..



Acılarım elpençe divan durmalı karşımda

uykuya dalmalı aşkı bilmeyenler

dalıp gitmeliyim bir zaman

mushaf gibi duvarlara astığım sûretlerine

utanmalı geceler sonra

gözlerinin karasından

işte öyle gelmeliyim sana..



Yangın panayırları kurmalıyım bir de

yaşadığın şehrin meydanlarına

âhımdan tutuşmalı yarasaların kanatları

ardına bakmadan kaçmalı benden

aşkı tanımayanlar

bir sen kalmalısın yanımda, bir de hayâlin

öyle gelmeliyim sana..



Sana geldiğimde sesimden değil

gözlerimden değil

gözlerimin altından tanımalısın beni

boynumdaki ip izlerinden bir de

biliyorum yakışmazdı bana

darağaçlarını süsleyemeden gelmek kapına

ama öylece gelmeliyim

gelmeliyim ve sesinden öpmeliyim seni sonra

işte öyle gelmeliyim sana..



Kıpkızıl güller getirmeliyim sana

adı şiir olan

aşkın kerbelâsı olmalı yüreğim

kan olmalı sokaklar seni gördüğümde

görür görmez

bir “âh" koymalıyım kaşlarının arasına

cennetim olmalı gözlerin

öyle gelmeliyim sana..



Sol yanından ne haber deme bana sakın

bir aynadır şimdi yokluğun cebimde

bakıp bakıp delirdiğim

hergün

bir bilinmeyene gitmek hazırlığı yüreğimde

rüyalarımda yağmur yüzlü dervişler

boynumda sensizlik yaftası

ellerimde gül ve karanfil kokuları

kessem şiir akacak bileklerimden

kesmesem sen

kalmadı yanacak yerim gayrı

sana mâlumdur elbet

dokunsalar değil

artık dokunmasalar da ağlıyorum yâr



İşte böyle gelmeliyim

gelirsem sana

ve ciğer kanım olmalı sana sunduğum güller

bir sen kalmalısın

sevdâ nöbetlerimden geriye

bir sen

sonra cennet kokuları gelmeli uzaklardan

kokun gelmeli bir de

yeşil kanatlı yağmur kuşları olmalı omuzlarımda

ellerimde yokluğun

hasretin heybemde

bir de şiirlerim yüreğimde

öyle gelmeliyim sana..

Cevapla
.
Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

GÜZEL GÖZLER



Güzel gözler

Güzel gözler

Her biri bir bahardır sendeki gözler

Gelse de ömrün sonbaharı

Deli gönül yine güzel gözler

Cevapla
.
Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

ZAMAN BEYAZ BİR DÜŞ OLUR AVUÇLARIMDA



Umut, bir beyaz güvercindir,

uçar gider bir gün pencerenden

habersiz

masmavi bir ölüm gibidir o, bilirsin

dolaşır durur gözlerin pervazlarda bir zaman

senin bakışların olur uzaklarda titreşen, yıldızlar değil,

hasret ne acılar büyütür kollarında denizlerin her akşam

her akşam gözlerin doğar dağlardan

ve zaman beyaz bir düş olur avuçlarımda..



Gün olur en kutsal yeminleri hatırlarsın ardından

bomboş göl kenarlarını bir de

mevsimi geçmiş parklarda başıboş salıncaklar görürsün

ne bekleyen vardır, ne beklenen

kim bilir, ağladığını duyarsın belki de kuşların

ömrün kaybolan günlerini ararsın

sırılsıklam yaz yağmurlarında..



Sen de bilirsin

illâ toprakla örtülmek değildir ölüm,

ölmeden önce ölmek de değil kuşkusuz

cansız oluşumuz,

sonra sensiz kalışımız

bir doğu şehrinde yapayalnız duruşumuz

ve bir yaz günü kucak dolusu baharlar taşıyışımız dağlardan

bir de gül bahçesi gözlerinden geçişimiz

bir sana mâlumdur aah

bir de benden sorulur yaşadıkça..



Geceler aslâ tekin değildir bilirsin

fâili meçhul bir aşka dönüşür birden hayât

öyle değilmiş o söz şimdi anladım

dağ dağa kavuşur, ben sana kavuşamam

sen beyaz bir kuş uçurursun kızıl yüreğinden

umut gibi, sevmek gibi

benimse yüreğim kanar tââ derinden

şarkıya dönüşür birden ağlayışlarımız

ve zaman beyaz bir düş olur avuçlarımda..



Şimdi, geceleri

pür-telaş geçiyorum senin geçtiğin sokaklardan

ellerimde yüreğim, uykularından geçiyorum habersiz

çoğu kez bestelenmemiş bir şarkı oluyor adın

seni yürüyorum ayak seslerimde

geceler boyu

neden senden kaçtıkça hep sana varıyorsam

gece gözlüm

işte o yüzden alabildiğine kırmızı bir gül oluyor hayât

o yüzden

vefâsızlığın rengârenk güllerini büyütüyorsun gözlerinde

o yüzden her akşam

suskunluğun, en derin konuşmaların oluyor aah

her bakışında o yüzden hüzün doluyor gözlerin

o yüzden zaman

beyaz bir düş oluyor avuçlarımda

her akşam...

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ ,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ Öğretmen Forumu,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ yükle,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ download,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ indirmek istiyorum,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ ödev yükle,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ bedava, RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ ÖDEV İNDİR,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ eğitimRIDVAN CANIM ŞİİRLERİdosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Kanuni sultan süleymanın şiirleri sirlimen 0 1,272 10-10-2013, 13:22
Son Yorum: sirlimen
  Ozan Deniz Sarıtop Şiirleri atomkarınca 6 2,471 08-03-2011, 17:48
Son Yorum: sirlimen
  Şeyh Galip şiirleri musty 2 2,940 15-04-2009, 23:06
Son Yorum: musty
  Shakespeare şiirleri musty 1 1,232 15-04-2009, 23:03
Son Yorum: musty
  Namık Kemal şiirleri musty 5 2,196 15-04-2009, 23:01
Son Yorum: musty



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe