Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Okyanusun Öte Tarafı
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
okyanusun , öte , tarafı

Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Yokluğuna alışamadık Kanlı bir mızrak gibi saplı yüreğimize Alışmak ne mümkün yokluğa yokluklara; ve dayanmak kanlı mızraklara Hele bir de varlığının o, tarifi gayr-ı kabil ikliminde büyüyüp boy veren şu nazlı çiçeklerin için çıldırtan bir azap!

Gök kubbenin altında hıçkırıklar yankılanmaz oldu sen gideli Gözyaşlarının o lahuti ılıklığı yalamaz oldu yanakları Vefamızın göğüne taktığın yıldızlar çok sönük yokluğunda; göz kırpmıyorlar artık bize; nihayet sevdalı bir gamze çakmaz oldular sensiz Ve inan bir ah koparıp yüreğimizden ve fırlatsak onu göklere hepsini söndürecek

Yokluğunda, yolunu kaybetmiş bir kayık misali divane divane dolaşıyoruz bütün denizlerini gurbetinin Dalgalar bize saldırıyor yutarcasına Yoksa, kutlu bir deniz feneri olup yol göstermeyecek misin bu aciz-i meczuplarına ve sahil-i selametten yine bir el sallamayacak mısın; dövene elsiz dediğin bu ellerimize elini uzatmayacak mısın ey ümit sefinemizin yiğit kaptanı?

Bizlere gösterdiğin iman şeceresinin meyvelerinin tadı tuzu yok sensiz Zakkum yer gibi yudumlamaktayız Gırtlaklarımız kan, irin yutmakta Tekrar göz yaşlarınla temizlemeyecek misin kandan irinden yürekleri ve kararan ruhlara bembeyaz bir fırça çekmeyecek misin, söyle Allah aşkına, söyle ey gönüller bahçıvanı?

Sana çok muhtaç bu sineler, bu tufan artığı nefisler Sen ey efsunlu rüyalarımızın gürbüz üveyki! Rüyalarımızı şereflendirmiyorsan; n’olur gözyaşlarından gönder, ızdırabından yolla, hıçkırıklarından ulaştır; ulaştır ki ızdırabına eş ağlasın bu çorak gözler, canlansın şu kurak yüzler!

Ya da bir ebed türküsü uçur ta uzaklardan bu bendelerine; şu doğan aya yemin olsun ki işitiriz; yeter ki sesini soluğunu esirgeme bizden Sesin hala kulaklarımızda çınlamakta ve yüreklerimiz hala “sen sen” diye inlemekte Kusurlarımızı ayaklarının altına seriyoruz ve basıp ezeceğin günün ümidiyle yaşıyoruz Ve sen ey reh-i sevdamızın ser aşığı, bizi sensiz koyma n’olur?

Senin akıttığın hoşgörü ırmaklarını kurutmaya çalışanlar var Göz yaşlarınla doldurduğun sevgi deryalarını ateşe veriyorlar Ve bizi de yokluğundan istifade ederek içine itiyorlar Elimizden tekrar tutmayacak mısın canımız cananımız?
Yüreklerimize bir kor atıp gittin ve devamlı körüklenip duruyor Bir gün cümlemizi yakıp yıkacağından korkuyoruz Korkuyoruz yanacağımızdan, korkuyoruz yakacağımızdan Ve sen, göz yaşlarınla söndürmeyecek misin canımız efendimiz?

Mecnun’u ıssız çöllere Leyla düşürdü, bizi de sen düşürdün Dolaşıp durmaktayız sarhoş sarhoş, toslayıp duruyoruz sağa sola, sen gideli Felek sanki başka kimse bulamadı gurbetinin bu uçsuz bucaksız çölünde, gamını başına yığacak! Ve sen ey saki-yi zişanımız, bir daha; son bir kez daha gözyaşlarından vahalar sunmayacak mısın söyle?

N’olur kalk bir bak şu halimize Kütükte lime lime doğranır gibi doğranan Mus’ab aşkına; hasırlara sarılıp yakılan Zübeyr bin Avvam aşkına; başı kaynar sulara sokulup çıkartılan İbn-i Hüzafe aşkına; ölüm döşeğindeyken vücudunda para kadar yara almadık yer kalmayan Halid bin Velid aşkına; Uhud’un yaralı aslanı, şehitler efendisi Hamza aşkına; bağrından hançerlenen ve Allah Rasulünün “benden sonra peygamber gelseydi sen olurdun” dediği Ömer aşkına; “şu deniz önüme çıkmasaydı adını denizaşırı ülkelere de götürürdüm” diyen Ukbe bin Nafi aşkına; savaş esnasında koşmasına engel oluyor diye eğilerek yaralı kolunun üstüne basıp koparıp atan Ebu Akil aşkına; “Ya Rabbi, vücudumu cehennemde öyle büyüt ki oraya benden başka kimse girmesin” diyen Sıddık-ı Ekber Ebu Bekir aşkına; günlerdir aç olan misafiri doysun diye kaşığı ağzına boş getirip götüren Talha aşkına; Haydar-ı Kerrar, Şah-ı Merdan, yiğitler yiğidi Ali aşkına; bu dünyada son gıdası süt olan Ammar bin Yasir aşkına; “evvela Hamza için ağlayın, ondan sonra da kendi ölülerinize” diyen Sad bin Muaz aşkına; şehit olduktan sonra Allah ile perdesiz görüşen ve “Ya Rabbi beni dünyaya tekrar gönder; gönder de Sen’in uğrunda bir kere daha öleyim ve böyle bir ölümün ne kadar zevkli olduğunu dünyadakilere de haber vereyim” diyen Abdullah bin Amr aşkına; doksan yaşında, torunlarına “başka bir şey olsaydı, sizi nefsime tercih ederdim; ama bu şehitlik meselesidir Rabbe kavuşma ve ebedi cenneti kazanma davasıdır Bu meselede kimse kimseyi nefsine tercih etmez” diyen ve eğri ayakları düzelmiş, cennette koşan Amr bin Cemuh aşkına; ayaklarının ucuna dikilerek, boyunu uzun göstermeye çalışan ve böylece cihada iştirak hakkı kazanan Umeyr ibni Ebi Vakkas aşkına; Uhud’da “O’nun öldüğü yerde siz niye yaşıyorsunuz ki!” diyen Enes bin Nadr aşkına; “Sen olmasaydın, sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım” ferman-ı İlahisine muhatap olan Fahr-ı Kainat, İnsanlığın İftihar Tablosu, Ahmedi Mahmudu Mustafa aşkına; ve “milletimin imanını selamette görürsem cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım” diyen Hz Pir-i Mugan, Hz Sahip Kıran aşkına! N’olur kalk Allah aşkına kalk!

Af dileniyoruz senden bütün varlığımızla, her ne kadar affa layık olamasak da; kabulümüzü intizar ediyoruz kabule layık olamasak da ve Seni istiyoruz sana layık olamasak da!

Alıntıdır...

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

Okyanusun Öte Tarafı ,Okyanusun Öte Tarafı Öğretmen Forumu,Okyanusun Öte Tarafı yükle,Okyanusun Öte Tarafı download,Okyanusun Öte Tarafı indirmek istiyorum,Okyanusun Öte Tarafı ödev yükle,Okyanusun Öte Tarafı bedava, Okyanusun Öte Tarafı ÖDEV İNDİR,Okyanusun Öte Tarafı YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Okyanusun Öte Tarafı eğitimOkyanusun Öte Tarafıdosya indir




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe