Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Öğretmen Hikayeleri
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
öğretmen , hikayeleri

Konu: 4,841
Mesaj: 13,390
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

Hep halk dilinde anlatılmış derler ya öğretmenlerin hikayeleri işte onları bir derleyelim derim bir konuda..Ben başlatayım konuyu devamı gelir inşallahArkadas

Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.
Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:
- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?
Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:
- Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.
- Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?
- Ahmet arkadasimiz var ya…
- Evet, ne olmus Ahmet'e?
- Durumlari pek iyi degil galiba. Annesi, beslenme cantasina pekiyi seyler koymuyor.
- Ee?
- Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettigimi bilirse uzulur. Gunde bir simit parasi biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?
Cebinden bir avuc bozuk para cikarip ogretmenin masasinin uzerine koydu. Nurhan Ogretmen, paraya dokunmadi. Sandalyesine oturup dusundu.Ali hakkindaki bilgilerini yokladi. Bildigi kadariyla ailesinin durumu pekiyi degildi. Bu caliskan ve sevimli ogrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve dusunceliydi. Zengin bir ailenin cocugu degildi. Buna ragmen yardim etmek istiyordu. Ustelik yardim ettiginin bilinmesini istemiyordu.
Nurhan Ogretmen:
- Dur bakalim Ali, dedi. Bildigim kadariyla sizin de maddî durumunuz pekiyi degil. Yanlis mi biliyorum?
- Dogru biliyorsunuz ogretmenim. Babam gundelikci. Cogu zaman is bulamiyor. Ama ben de calisiyor, para kazaniyorum.
- Nerede calisiyorsun?
- Simit satiyorum.
Nurhan Ogretmen yine durup dusundu. Iyiligin bu kadarina ne demeliydi simdi. Bunun gerceklesmesi zordu. Onu, bundan vazgecirmek icin bir care bulmaliydi. Bunu yaparken, sevimli ogrencisini de kirmamaliydi. Onunla biraz daha konusursa, belki bir yolunu bulurdu.
Nurhan Ogretmen, Ali'ye dondu:
- Buyuyunce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
- Cok zengin bir isadami…
- Nicin?
- Insanlara daha cok yardim etmek icin…
- Guzel, dedi Nurhan Ogretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi degil; bu dogru. Ama sizinki de bundan pek farkli degil. Istersen acele etme; cok zengin oldugun zaman insanlara yardim edersin.Olmaz mi?
- Olmaz, dedi Ali. Simdi yapmaliyim.
- Neden olmaz?
- Uc sebepten dolayi olmaz.
Birincisi: Bu para zaten benim degil. Iyilik ettigim icin Allah, beni insanlara sevimli gosteriyor. Insanlar da bundan etkileniyor, daha cok simit aliyorlar. Bu sayede gun boyu calisanlardan bile fazla simit satiyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gun iki simit alip guvercinlere veriyor.
Ikincisi: "Agac yas iken egilir." deniliyor. Simdiden iyilik yapmayi ogrenmezsem buyudugumde hic yapamam.
Ucuncusu ise daha onemli: Buyudugum zaman cok zengin bir isadami olmak istiyorum. Zamaninda yatirim yapmayanlar buyuk isadami olamazlar.
Nurhan Ogretmen, karsisinda buyuk biri varmis gibi dinliyordu:
- Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadim, dedi.?
- Aciklayayim ogretmenim, dedi Ali. Simdi, cok zengin olmadigim icin, ancak gunde bir simit parasi kadar yardim edebiliyorum. Bundan fazlasini veremem. Allah, Cennet'i gucu kadar iyilik edene veriyor. Simdi gucum bu olduguna gore Cennet'in fiyati birkac simit parasi kadardir. Eger zengin olmadan olursem birkac simit parasiyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha kârli bir yatirim olur mu?
Nurhan Ogretmen'in gozleri dolmustu. Basini "Evet" anlaminda sallarken Aliyi evine yolladi.
Sinifa geri donerken okulun bosaldigini fark etti. Esyalarini toplamak icin masasina dondugunde Ali'nin biraktigi parlarin masaustunde kaldigini fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paralari eline aldi. Hicbir para ona bu kadar kiymetli gelmemisti. Sanki elinde dunyanin en kiymetli incilerini, yakutlarini, elmaslarini tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kiymetliydi. Oyle bu paralar, Bu bozuk SIMIT paralari, Cenneti satin alabilecek paralardi. Sanki hic birakmak istemeyen bir duygu ile simsIki kavradi bu bozuk simit paralarini.
Oturdugu yerden kalkamadi Nurhan Ogretmen. Icinin doldugunu, Tarif edilemeyen duygulara boguldugunu hissetti. Birden bosalan saganak yagmurlar gibi aglamaya basladi. Agladi ..Yavas yavas siniftan cikip okuldan ayrilirken bekci Sadik " Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak, Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak" diye Nurhan ogretmenin sayikladigini duydu. Bekcinin hayretler icinde " Ne dediniz hocam " demesini bile duymayan Nurhan ogretmen bekcinin saskin bakislari altinda aksamin alaca karanligina karisivermisti.


Yazari bilinmiyor....
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

Sitemizde Görev Yapmak İsterseniz Tıklayın

Turk Konulara Yorum Yazarak Destek Sağlayabilirsiniz  Turk


Cevapla
.
Konu: 4,841
Mesaj: 13,390
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

Bir öğretmen dostumun, okulunun idarecisi yüzünden mesleğinden ilk defa soğumaya başladığını dinleyince üzülmüştüm.

“Ben bu mesleğe çok severek başladım Sait” diye dert yanmaya başlayan arkadaşımın, yüzünden sıkıntısını okumak mümkündü.

“Okul müdürünü gördüğüm gün derslerim daha verimsiz geçiyor. Yarmazlık yapan öğrencilerimle baş etmekte zorlanmıyorum. Öğrencileri anlamakta zorlanmıyorum. Ancak okul müdürümüzün, emekliliği geçmiş biri olmasına rağmen, davranışlarının sebeplerini bir türlü anlayamadım.

‘Koltuk sevdası’ ya da ‘koltuk egosu’ denilen kavramları daha iyi anlamaya başladım.

Müdürümüz bir bahane bulup ne zaman öğretmenler odasına gelmişse mutlaka birsini laf sokarak tüm öğretmenlerimizin moralini bozuyor. “İtici” olmak için özel bir çaba sarf ettiğini düşünmeye başladım bir ara.

Baktım müdür yüzünden hem kendime hem öğrencilerime zarar vermeye başladım, artık takmamaya başladım. İnan bu tavrı takınmasaydım mesleği bırakmayı bile düşünüyordum.

Ben, takmamayı başararak, kendimi kurtardım. Bu adam yıllardır bu memlekette idarecilik yapıyor. Onun yanında senlerce çalışmış meslektaşlarıma gerçekten üzüldüm. Böyle bir idareciyle çalışınca, bir okul müdürünün kurumuna ne kadar büyük zararı veya faydası olabileceğini daha iyi anladım”



Arkadaşımın derdini dinledikten sonra kendisinin mutlaka idareci olması gerektiğini söyledim. İşini severek yapan insanların, idareci olunca çok başarılı olacaklarına olan inancımı anlattım arkadaşıma.



İkna etmek için Orhan hocanın başarısından bahsettim. Bu yazıyı yazmama sebep olan Orhan hocanın başarısı, kelimenin tam anlamıyla, bir efsane olacak nitelikte.



İstanbul Fatih’te, Hekimoğlu Ali paşa ilköğretim okulu müdürü, Orhan Tümsavaş’ın başarısını paylaştım arkadaşımla. Aynı başarıyı sizlerle de paylaşmak istiyorum.



* * * * * * * *



2 yıl önce okul velilerine “Çocuk Eğitiminde Anne baba sorumluluğu” konulu bir konferansa gittiğimde tanışma imkanım oldu Orhan Bey’le. Konferans sonrası bize okulunu gezdirdi. Tüm sınıflara yaptırdığı akıllı tahtaları, okulun fiziki güzelliği için yaptığı yatırımları, okul bahçesindeki ana okulunu gezdirip anlatırken gözlerindeki heyecanı görmenizi isterdim. O gün tanıştığımız Orhan Bey’le 2 yıl görüşemedik.

Birkaç ay önce tekrar aynı okulun velilerine konferans vermek için bir arkadaşımla gittik. Daha okulun bahçesine girer girmez arkadaşım “Burası kolej mi?” diye sordu. Bu soruya şaşırmamıştım. Sadece gülerek, “Hayır! Burası devlet okulu… Okulu kolej gibi yapan idarenin gayreti” dedim.



Konferansı bitirirken okulun velilerine müdürlerinin başarısından bahsettim. İşim gereği İstanbul’da birçok okul gezdiğimi, fakat gezdiklerim içerisinde en başarılı okullardan birisinin Hekimoğlu Ali paşa ilköğretim okulu olduğunu söyledim. Başarılı bir okul müdürünün öğrenciler ve veliler için büyük bir nimet olduğundan bahsettim.

İşini seven bir okul müdürü bir okulun kaderini değiştirir.

İşini seven bir okul müdürü öğrencilerin kaderini değiştirir.

İşini seven bir okul müdürü ülkemizin geleceğini şekillendirir.




Bu gerçekleri veliler ile paylaşıp kürsüden indikten sonra Orhan Bey bana çok ilginç bir olay anlattı.

“Hocam ben bu okula geldiğimde okulun halini görseydiniz şaşırırdınız. Siz iyi zamanlarını gördünüz. Okulun etrafında tinerciler dolaşırdı. Veliler okula gelip giderken korku içinde gelip giderdiler. İlk zamanlar çok zorlandım ama asla vazgeçmedim.

Konuşmanızın sonunda ‘bir müdür bir mahallenin kaderini değiştirir’ dediniz. Ben size geçen hafta yaşadığım bir olayı anlatayım. Bu mahallenin esnaflarından birisi geçen gün ziyaretime geldiğinde anlattı. Meğer mahallenin esnafının işleri bile 4 yıl öncesine göre çok daha iyi olmuş. Hatta bu sokaklardaki kıra fiyatları bile artmaya başlamış.”



İşini iyi yapan bir öğretmenin sınıfın kaderini değiştirebileceğini biliyordum. İşini iyi yapan bir idarecinin okulun kaderini değiştirebileceğini de biliyordum. Ancak bir okul müdürünün mahallenin kaderini değiştirebileceğini başkalarından duysam tereddütle bakardım. Kiraların artmasına vesile olacağını tahmin bile edemezdim.

Okulun başarısı sadece fiziki görünümünde ki değişiklikler değil elbet. Sosyal faaliyetlerde aldıkları başarı ödüllerini buraya uzun uzun yazacak değilim. Merak edenler okulun web sitesine girip bakabilirler.



* * * * * * *



Odasında, akşama kadar sadece kağıt imzalayıp, geleni gideni fırçalamaktan başka bir şey bilmeyen, sorunları çözümünü hep devletten bekleyen idarecilerden kurtulmak zorundayız.

Makam yada ego sevdası olan insanlar, sadece makamlarını kirletmiyorlar. Yanlarından çalışan öğretmenlerin hevesini kirletiyorlar. Okullarındaki öğrencilerin eğitime bakışını ve bu ülkenin geleceğini karartıyorlar maalesef.



Yüreğinde bu ülkenin sevdasını taşıyan idarecilere ihtiyacımız var.

Okulunda ki öğrencilerin, hem yaratıcının hem anne babasının hem de bu ülkenin geleceğinin birer emaneti olduğunu unutmayan idarecilere ihtiyacımız var.

Attığı her adımı emanet şuuruyla atan idarecilere ihtiyacımız var.



Allah Orhan TÜMSAVAŞ gibi idarecilerin sayısını artırsın!

Sait ÇAMLICA
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

Sitemizde Görev Yapmak İsterseniz Tıklayın

Turk Konulara Yorum Yazarak Destek Sağlayabilirsiniz  Turk


Cevapla
.
Konu: 146
Mesaj: 1,278
Cinsiyet: Bayan
Kıdem: 22-05-2009

(19-09-2010, 21:34)sirlimen Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Hep halk dilinde anlatılmış derler ya öğretmenlerin hikayeleri işte onları bir derleyelim derim bir konuda..Ben başlatayım konuyu devamı gelir inşallahArkadas

Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.
Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:
- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?
Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:
- Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.
- Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?
- Ahmet arkadasimiz var ya…
- Evet, ne olmus Ahmet'e?
- Durumlari pek iyi degil galiba. Annesi, beslenme cantasina pekiyi seyler koymuyor.
- Ee?
- Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettigimi bilirse uzulur. Gunde bir simit parasi biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?
Cebinden bir avuc bozuk para cikarip ogretmenin masasinin uzerine koydu. Nurhan Ogretmen, paraya dokunmadi. Sandalyesine oturup dusundu.Ali hakkindaki bilgilerini yokladi. Bildigi kadariyla ailesinin durumu pekiyi degildi. Bu caliskan ve sevimli ogrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve dusunceliydi. Zengin bir ailenin cocugu degildi. Buna ragmen yardim etmek istiyordu. Ustelik yardim ettiginin bilinmesini istemiyordu.
Nurhan Ogretmen:
- Dur bakalim Ali, dedi. Bildigim kadariyla sizin de maddî durumunuz pekiyi degil. Yanlis mi biliyorum?
- Dogru biliyorsunuz ogretmenim. Babam gundelikci. Cogu zaman is bulamiyor. Ama ben de calisiyor, para kazaniyorum.
- Nerede calisiyorsun?
- Simit satiyorum.
Nurhan Ogretmen yine durup dusundu. Iyiligin bu kadarina ne demeliydi simdi. Bunun gerceklesmesi zordu. Onu, bundan vazgecirmek icin bir care bulmaliydi. Bunu yaparken, sevimli ogrencisini de kirmamaliydi. Onunla biraz daha konusursa, belki bir yolunu bulurdu.
Nurhan Ogretmen, Ali'ye dondu:
- Buyuyunce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
- Cok zengin bir isadami…
- Nicin?
- Insanlara daha cok yardim etmek icin…
- Guzel, dedi Nurhan Ogretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi degil; bu dogru. Ama sizinki de bundan pek farkli degil. Istersen acele etme; cok zengin oldugun zaman insanlara yardim edersin.Olmaz mi?
- Olmaz, dedi Ali. Simdi yapmaliyim.
- Neden olmaz?
- Uc sebepten dolayi olmaz.
Birincisi: Bu para zaten benim degil. Iyilik ettigim icin Allah, beni insanlara sevimli gosteriyor. Insanlar da bundan etkileniyor, daha cok simit aliyorlar. Bu sayede gun boyu calisanlardan bile fazla simit satiyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gun iki simit alip guvercinlere veriyor.
Ikincisi: "Agac yas iken egilir." deniliyor. Simdiden iyilik yapmayi ogrenmezsem buyudugumde hic yapamam.
Ucuncusu ise daha onemli: Buyudugum zaman cok zengin bir isadami olmak istiyorum. Zamaninda yatirim yapmayanlar buyuk isadami olamazlar.
Nurhan Ogretmen, karsisinda buyuk biri varmis gibi dinliyordu:
- Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadim, dedi.?
- Aciklayayim ogretmenim, dedi Ali. Simdi, cok zengin olmadigim icin, ancak gunde bir simit parasi kadar yardim edebiliyorum. Bundan fazlasini veremem. Allah, Cennet'i gucu kadar iyilik edene veriyor. Simdi gucum bu olduguna gore Cennet'in fiyati birkac simit parasi kadardir. Eger zengin olmadan olursem birkac simit parasiyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha kârli bir yatirim olur mu?
Nurhan Ogretmen'in gozleri dolmustu. Basini "Evet" anlaminda sallarken Aliyi evine yolladi.
Sinifa geri donerken okulun bosaldigini fark etti. Esyalarini toplamak icin masasina dondugunde Ali'nin biraktigi parlarin masaustunde kaldigini fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paralari eline aldi. Hicbir para ona bu kadar kiymetli gelmemisti. Sanki elinde dunyanin en kiymetli incilerini, yakutlarini, elmaslarini tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kiymetliydi. Oyle bu paralar, Bu bozuk SIMIT paralari, Cenneti satin alabilecek paralardi. Sanki hic birakmak istemeyen bir duygu ile simsIki kavradi bu bozuk simit paralarini.
Oturdugu yerden kalkamadi Nurhan Ogretmen. Icinin doldugunu, Tarif edilemeyen duygulara boguldugunu hissetti. Birden bosalan saganak yagmurlar gibi aglamaya basladi. Agladi ..Yavas yavas siniftan cikip okuldan ayrilirken bekci Sadik " Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak, Bozuk Simit paralari ile cenneti satin almak" diye Nurhan ogretmenin sayikladigini duydu. Bekcinin hayretler icinde " Ne dediniz hocam " demesini bile duymayan Nurhan ogretmen bekcinin saskin bakislari altinda aksamin alaca karanligina karisivermisti.


Yazari bilinmiyor....

böyle tertemiz çocuklara ihtiyacımız var Rabbim çocuklarımızı yolundan ayırmasın (
(insan) , öyle bir kerim'e misafir olmuş ki, nihayetsiz rahmet hazinelerini ona açmış

Cevapla
.
Konu: 4,841
Mesaj: 13,390
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

amin DilekSlmeq1
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

Sitemizde Görev Yapmak İsterseniz Tıklayın

Turk Konulara Yorum Yazarak Destek Sağlayabilirsiniz  Turk


Cevapla
.
Konu: 146
Mesaj: 1,278
Cinsiyet: Bayan
Kıdem: 22-05-2009

Hekimoğlu Ali paşa ilköğretim okulun internet sitesinden baktım da hani derler ya gözlerime inanamadım ellerine sağlık emeklerine sağlık işini severek yapmak bu demek işte
(insan) , öyle bir kerim'e misafir olmuş ki, nihayetsiz rahmet hazinelerini ona açmış

Cevapla
.
Konu: 526
Mesaj: 1,937
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Post_thanks

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

Öğretmen Hikayeleri ,Öğretmen Hikayeleri Öğretmen Forumu,Öğretmen Hikayeleri yükle,Öğretmen Hikayeleri download,Öğretmen Hikayeleri indirmek istiyorum,Öğretmen Hikayeleri ödev yükle,Öğretmen Hikayeleri bedava, Öğretmen Hikayeleri ÖDEV İNDİR,Öğretmen Hikayeleri YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Öğretmen Hikayeleri eğitimÖğretmen Hikayeleridosya indir




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2018 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe