Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Ödünç Birşeyler...
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
ödünç , birşeyler

Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Toprak, rüzgara emanet dursun ne çıkar. Varsın yolların yorgunluğunu da duysun. Elleri açıkta kalmış, kazağını annesinin ördüğü, kirli, kapağı resimli bir çocuk kalsın. Bazı geceler sümüklü böceklerin kayarak salyalarından izler bırakmasına sussun. Sıcak bir günün ortasında tırpan sallayan kadınların ayaklarına serinliği dursun.



Sokak ortasından fışkıran, damalı ceketini iliklemiş mayısböceğini beslesin, mısır tanelerinin içini doldurup bir kırlangıcı doyursun. Küçük iskemlelerine oturmuş, o küçücük insanların yüzlerine renk versin, içlerine nemden bir su damlası, akşamları çocuklarının ağızlarına naneşekeri erisin. Ömrü ona borç versin.





Ödünç alınmış

ömürle…



Esmer tenli çocuk, balçıktan şekil verilmiş karınca yuvaları önünde karpuz sularını ağız kenarlarından akıtır, karpuz çekirdeklerini diş aralarından sıçratıp yeşermesi için toprağa kendinden bir tat bırakır. Ağırlığını vermişlikle ayak parmağını geçirir, eşelenir, kendinden olan kum parçalarıyla parmak aralarından tanışır. Sırtını dayadığı sıvasız duvardan, aşağılarda sararmış stepleri izlerken; kirli, göveren donunda taşıdığı kumlar üzerinde uyur kalır. Serince yorulmuş reyhana döner.





Ödünç alınmış

ömürle…



Sabahın aydınlığı ağır gövdesini ortalığa haykırana dek sabreder. Sır olmaktan uzak, kolonya kokulu mendil dolaşır.

Menteşelerin gıcırdadığı çırakların ustalık mekanlarına girer. Her köşenin karnından çıktığı, inceden inceye alaylı böceklerin türediği dükkanları dolaşır. Almaya istekli, babasından ödünç çaldığı, bozukları olmayan cüzdanı açar; ilkin iki fırça sorar, ardından renkler arar. Her dükkandan yok cevabını almış halde sevinçle çıkar. Dükkandan çıkışlarında gülerek, yaşlı bir adamın sakalını sıvazlayarak öper ve ona göz kırpar.





Ödünç alınmış

ömürle…



Önümüzde kara adamlarca, her parçası hır gürle, iri taşlarla bölünmüş ganimet olma kaygısıyla yüklü tepelere ayak izlerini bırakır. Kara kaplı rafların arasından etrafa bir ahenk tozlarıdır üfürülür. Çünkü dallarındaki sütten dili kabarana dek incir ağaçlarının gövdesinden kayar, sürgünlerini baldırlarına geçirmiş halde ayaklarını yokuşlarla güreştirir. İşediği toprağı küplere böler, havuz kenarlarına küçük ahırlar kurar.





Ödünç alınmış

ömürle…



Boyunun uzadığı bazı geceler rüyalarında yüksekten düşmeleri yaşar, iniltili hırlamalarını, çırpınışlarını annesinin kucağında keser. Isınabilmek için ocağa dalları yeşil kurutulmuş çalıları atar: Önce uçlarından yanışını, gölgelerinin çardaklarda büyüyüşlerini, küçülüşlerini, sonra tükenişlerini izler. Direklerle örülü evlerinde buğday ambarlarına saklanır. Habersiz annesinin üzerine buğday döktüğü, tozlaşan saçlarının çeşme havuzlarında yıkandığı yaşları yaşar. Çam kabuğunu oyarak yaptığı kamyonuna toprak yüklediğinde kardeşinin doğum haberini alır, babasının çıngıraklarından.

“Çıngırakları bir babanın



Kahve damlarından aşar



Küpesiz avratlarının



Loğusa yatağında emzikli



Üretken



Kollarının taş çiziklerini budar

Doğumlar sonrası



Çıngırakları…”



Bazı zamanlarında çer çöpün arasına gizleniverir. Sapan taşı büyüklüğünde oturur, kavakların büyüyüşlerini izler iç çeker. Küçülüşlerinden büyütür onu, bulamadığı iki fırçayla ve renklerinden yeşertir. Çünkü ayaklara denge veren toprağı yürür. Anne karnından şilte üzerine öykü doğduğundan beri elleri babasının burnunu tutmaya isteklenmiş çocuk gibi bir avuç haşarı rüzgar durur.





Ödünç alınmış

ömürle…



Yan dönerek ceviz kabukları içinden şakak kemiklerinin büyüdüğünü gösterdiği genç kızlara vurulur: allı pullu, zarafeti yürüyen, gözleri kısık, saman kokulu…

Kızlara tutulur: sesleri kısıldığı, türkü söyleyemediği, adını duyuramadığı, erik ağaçlarından düşüşlerinde ağlayamadığı

Kızlara bağlanır: yakınından yürüyemediği, yüzünü gösteremediği…

Kapı arkalarından kendine kızarak avurdunu şişirmiş halde kalır bazen.



“Vurmalı çalgılar gibi ötmeli



Ellerimizde çoban değnekleriyle



Keven dumanları arasında



Saçları yatıran ıslaklığı katmalı



Yarin ayak bileklerinden gözlerine



Karşısında



Beyaz gömlek, çorap içinde



Mavi postallarla durmalı”





Ödünç alınmış

ömürle…



Dağ başlarında, olanca serinlikle gazeller altında, iki tilkinin avı olmaktan kurtulmuş bir keklik dönülür. Gözükara tavırla, mavi postallarını fark ettirdiği kızı koyar babasının kerpiç damına. Örgülü şilteler serer duvaklarına, anne olmaya aday gösterir, düğün alaylarından uzak...





Ödünç alınmış

ömürle…



Toprağa en yakın anlarda da ölünür. Ağız sularından toprağa bıraktığı tatla buluşmak üzere çıbanı delinmiş dirseklerinden insan boyundaki çukurlara girilir.

Üzerine en yakın çirişten tohumlar atılır.





Ödünç alınmış bir

ömürle…



Bir çocuk,

babasına mezar taşı durur.






Celal Türk

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

Ödünç Birşeyler... ,Ödünç Birşeyler... Öğretmen Forumu,Ödünç Birşeyler... yükle,Ödünç Birşeyler... download,Ödünç Birşeyler... indirmek istiyorum,Ödünç Birşeyler... ödev yükle,Ödünç Birşeyler... bedava, Ödünç Birşeyler... ÖDEV İNDİR,Ödünç Birşeyler... YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Ödünç Birşeyler... eğitimÖdünç Birşeyler...dosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Heart Sana Mavi Birşeyler Anlatacağım... eğitimsokağı 0 1,045 16-08-2009, 14:56
Son Yorum: eğitimsokağı



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe