Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer?
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
kül , kedisi , kaç , numara , ayakkabı , giyer?

Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Adamın biri her mehtaplı gecede, alır başını deniz kıyısına gidermiş.

Döndüğünde çevresindekiler ona şu soruyu sorarlarmış:

“Ne gördün?” “Dünya güzeli deniz kızları gördüm, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlardı.” dermiş her defasında.

Bir gece yine tek başına deniz kıyısına vardığında, gerçekten dünya güzeli kızları görmüş. Hem de altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlarmış, hâyâl ettiği gibi.Döndüğünde çevresindekiler yine sormuşlar:


“Ne gördün?”


“Hiiç” demiş. “Hiçbir şey...”



Sen de bu öykünün kahramanısın. Mehtaplı gecede deniz kıyısında hâyâller kuran adam da, altın saçlarını gümüş taraklarla tarayan dünya güzeli deniz kızları da sensin. Sevdiğini hâyâl âyinende inşa ediyorsun önce.



Bir güzel görüyorsun uzaktan; senin için var edilmiş gibi, bu dünyadaki varlığının her detayı sana özel gibi. Nefesleri senin için; göğsüne dünyanın bütün iklimlerini üflüyor gibi. Adımları senin için; yürüdükçe yanına bütün ovaları, bütün bahçeleri taşıyor gibi. Bakışları yalnız senindir; güneşlerin hepsini yüzüne değdiriyor gibi. En duygulu aşk şiirlerinin anlata anlata bitiremediği sevgili o. Mutlu sonla biten filmlerin baş aktörü ya da aktristi; son karede ağır çekimle kendisine koştuğun sevgili o.






Gel gör ki, bu uzak ve dokunulmaz hâyâl bir gün gerçekleşiveriyor. Hem zaten hâyâller gerçekleşsin diye kurulmaz mı? Hâyâller gerçek olunca, hâyâlin önündeki o geniş mekân bir anda daralıyor, hâyâllerin bulutlar üzerindeki koşusu yavaşlıyor, ağırlık dizlerine vuruyor, gerçekliğin yokuşunda nefes nefese kalıyor.



Şimdi tenine dokunduğun eşin nicedir beslediğin bir hâyâle karşılık duruyor. Böyle olunca, eşinin somut varlığı hâyâl ile gerçekliğin o amansız karşıtlığında sarsılmaya başlıyor. Somutluğun köşeleri hâyâlinde serbestçe çizdiğin detaylarıyla uyuşmuyor. Hâlleri ve davranışları sanki sıradan bir insanınki gibi, hâyâlden epey uzaklara düşüyor. Ne zamandır kanat seslerini beklediğin meleğinin kanatları kırılmış ve kire toza bulanmış gibi. Ne zamandır tatlı fısıltılarını özlediğin güzeller güzeli prens sanki atından düşmüş gibi.






Masallarla büyüttüğün hâyâl perisinin bütün yaldızları dökülmüş, tebessümleri silinmiş, tatlı bakışları perdelenmiş sanki. Ayakkabısının tekini bulduğun Kül Kedisi’nin ayağının da su toplayacağını hesaba katmamıştın; şimdi ayaklarına tuzlu su hazırlamanı bekliyor senden. Rapunzel gibi saçlarına tırmanmayı umduğun sevgilinin saçları tel tel dökülüveriyormuş meğer; uygun bir şampuan bulmak için koşuşturman gerekiyor. Güzeller güzeli Pamuk Prenses’ini tam da üvey annesinden kurtarmak üzere ormana götürmeye kalktığında, acı ve şaşkınlıkla polen alerjisi olduğunu fark ediyorsun; burnu akıyor ve hapşırıyor; yanına bolca kâğıt mendil alman gerekiyor.




Hadi, uygun ve münasip bir Kül Kedisi bulundu, Rapunzel uzun saçlarıyla pencerede bekliyor, Pamuk Prenses de ormanda güle oynaya çiçek topluyor diyelim. Kül Kedisi’nin aklına gelir miydi, Prens’in ayakkabının tekini aratmayacak kadar boş vermiş yahut ileri derecede miyop olabileceği, yahut “Ayakkabısını unutup giden kızdan karı olmaz!” deyip hiç umursamadan sarayın konforuna dönebileceği yahut üvey anne elinde büyümüş bir genç kızın kraliçe olmak için gerekli özgüvenden yoksun olduğunu düşünerek hiç evlenmeyi düşünmeyeceği. Ya Pamuk Prenses’e hayat öpücüğü vermeye gelen Prens’in ağzı kokuyorsa? Ya Rapunzel’in saçlarına tırmanan güçlü, kuvvetli ve yakışıklı Prens horluyorsa?





Hem sonra, hâyâllerimizi süsleyen bu özel kahramanlar zamanın akışından hiç pay almazlarmı? Hâyâlimizdeki gelin ve damat, evlilik öncesinin o hoş ve tatlı, zarif ve incelikli dönemlerine kilitlenip kalırlar mı bir ömür? Beli bükülmez mi onların da? Öksürmezler mi hiç? Hamile kalıp kilo almazlar mı? Geceleri bebek çığlığıyla uyandıklarında topu birbirlerine atmaya kalkmazlar mı? Birbirlerine sırt dönüp uyudukları geceler olmaz mı?






Hiç kış görmemiş kelebekler gibi savunmasızdır hâyâllerin gerçeğin soğuk rüzgârlarına karşı. Aniden bastıran kırağı gibi hâyâl tomurcuklarını yakıverir gerçeklik. Bir hayat–memat, bir ölüm–kalım keskinliğini besler hâyâl ile gerçekliğin karşılaşması. Ya hâyâllerinin yıkılmasına razı olup buruk bir mağlubiyet hissiyle iteceksin gerçekliği. Ya gerçekliğini hâyâlin yükseklerdeki çıtasına vurup her defasında küçümseyeceksin sevdiğini. Yok mu ortası?






Var elbet! Yoksa, hâyâli olduğu gibi gerçekleşen adamın hâyâl kırıklığını yaşardık: “Hiiç!” derdik, “hiçbir şey görmedim!” Þükür ki, gerçekliğimiz hâlâ daha hâyâl kurmamıza izin veriyor. Gerçek olan sevgili hâyâlimizin bittiği yerde değil başladığı yerde duruyor çünkü. Þimdi sana iş düşüyor. Gerçek sevgilini hâyâl ettiğin güzelliğe taşıyabilirsin böylece. Ya da hâyâl edildiğin kadar güzelleşebilirsin.


SENAİ DEMİRCİ

Cevapla
.
Konu: 526
Mesaj: 1,937
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

“Ayakkabısını unutup giden kızdan karı olmaz!”

Zamanımızın masallarında bu bölüm aynı bu şekilde geçerdi herhalde D D D

Cevapla
.
Konu: 4,835
Mesaj: 13,385
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

(04-06-2009, 12:28)FİDANSSS Nickli Kullanıcıdan Alıntı: “Ayakkabısını unutup giden kızdan karı olmaz!”

Zamanımızın masallarında bu bölüm aynı bu şekilde geçerdi herhalde D D D

D
valla çok doğru bir tespit...
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

Sitemizde Görev Yapmak İsterseniz Tıklayın

Turk Konulara Yorum Yazarak Destek Sağlayabilirsiniz  Turk


Cevapla
.
Konu: 255
Mesaj: 2,204
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

Bugün ayakkabısını unutan yarın başka neleri unutur düşünmek bile istemiyorum Smile (41) Smile (41) Smile (41) Smile (41) Smile (41) Smile (41)
ℂ* Doğuyoruz Ufuklardan ℂ*

Cevapla
.
Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Kül kedisi evde kaldı D D D D D

Cevapla
.
Konu: 4,835
Mesaj: 13,385
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

zaten almazdı kimse onu ya kim arayacak o ayakkabbının sahibini...D
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

Sitemizde Görev Yapmak İsterseniz Tıklayın

Turk Konulara Yorum Yazarak Destek Sağlayabilirsiniz  Turk


Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? ,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? Öğretmen Forumu,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? yükle,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? download,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? indirmek istiyorum,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? ödev yükle,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? bedava, Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? ÖDEV İNDİR,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Kül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer? eğitimKül Kedisi Kaç Numara Ayakkabı Giyer?dosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Firmaların 444'lü numara kurnazlığı! sirlimen 1 899 25-01-2012, 17:33
Son Yorum: alpereny



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe