Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Geldim İşte Kapındayım...
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
geldim , işte , kapındayım

Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009


Beni kendinde münacata çağırdın.....

Sendeyim, seninleyim, huzurundayım. Kıbleye yönelmenin sırrını öğretecek misin? Rûhum, sana söylüyorum, inceliğinle bana perde olma. Bedenim, sana söylüyorum, yoğunluğunla bana perde olma. İçimdeki kıble, sana söylüyorum, dışımdaki kıbleyi örtme. Dışımdaki kıble, sana söylüyorum, içimdeki kıbleyi örtme. Nereye dönersem döneyim oradasın. Çizgilerim, köşelerim, kırıklarım, kesiklerim yok oluyor, dâirevi bir yüze dönüşüyorum, bedenim yüze dönüşüyor, yüzden ibâretim artık. Onu sen övdün. Ona ‘Sevgilim’ dedin. Ona bağışladığın kelâm bütün sözleri saklar. O sözlerin tümüyle yakarıyorum sana. Tevrat’ını taşıyorum. İncil’ini taşıyorum. Kur’ân’ını ve Zebur’unu taşıyorum. Açılıyor kapılar. Giriyorum. Bir kapı daha. Giriyorum. Bir kapı daha. Giriyorum. Bir kapı daha. Kapılar açıldıkça açılıyor gözlerim. İki yönü var onun, bir ortası ve iki yönü birbirine bağlayan bir bağı var. Ona sen mi fâtiha dedin? O fetih midir? Okudukça açıyor. Açılıyor okundukça. Oku onu. Açıl… açıl… açılıyor işte. İlk halka bu. Işık değil, nur bu. Işık değil, görüyorum onu… Başım dönüyor… Halılar, duvarlar, mihrap, minber, avize, ışıklar, hatlar, kubbe dönüyor. Daha önce gördüğüm ışıklara benzemiyor. Işıktan bir dâire beliriyor. Ondayım. Oradayım şimdi. Dönüyorum. Ayaklarım yerden kesiliyor. Dilimden kendiliğinden dökülüyor kelimeler. Ne okuduğumu bilmiyorum. “Sâdece sana kulluk eder, sâdece senden…”

Nurdan bir dâiredeyim şimdi. Dönüyorum. Dönerken okuyorum bunları. Dilimden dökülen kelimelere bakıyorum. Yıldız tozları gibi uçuşuyorlar. Onlara gülümseyerek bakıyorum. Kalbimi görüyorum. Bir et parçası değil, ışık parçası olarak görüyorum. Yanıyor. Kalbim fânus gibi ışıyor. Fâtihayı kendinle benim aramda ikiye mi böldün? İlk dört âyeti kendine mi ayırdın? Son üç âyeti bana mı veriyorsun? “Ancak senden yardım isteriz…” Bununla beni kendine mi bağlıyorsun? O berzaha mı beni çağırıyorsun? Parlak tecellîleri bununla mı açıyorsun? Hem rablığın, hem kulluğun anlamını mı gizliyorsun? Yedi niteliğini mi taşıyor o? Bir yönü sende, diğeri bende mi gerçekleşiyor?


Birinci menzildeyim. İlk adımı attım. Korkmuyorum artık. Benden korkuyu gideriyorsun. İnişin ilk aşamasındayım. Gökle yer arasında kıyâmın resmi olan rubûbiyetle secdenin resmi olan ubûdiyet arasındaki berzahtayım. Burada yüksek ve alçak olan birleşiyor. Gökle yer kavuşuyor. Yerden göğe yükselirken bu berzahtan geçiliyor. İşte benim çifte tabiatım. Göğsüm hırıldıyor. Göğsümden sesler çıkıyor. Bedenim titriyor. Neler oluyor bana? Korkuyorum. Neler oluyor Allâh’ım, tut beni. Dönüyorum yine. O dâireden geçiyorum, yeni bir daire açılıyor. Başım dönüyor. Doğruluyorum. “Kendine hamd edeni işitmiştir” diyorum. Sesim çıkmıyor. Bu ses benim değil. Bunu Sen söylüyorsun. Benim dilimden Sen söylüyorsun.

Tekrar yere yöneliyorum. Sana yükseliyorum tekrar. Yeni bir dâire daha beliriyor. Yakınlaşma isteğiyle tutuşuyorum. Senin gibi iniyorum. Gecenin üçte birinde dünyanın birinci göğüne inişin gibi eğiliyorum secdeye. “Secde et, yakınlaş” diyorsun. Seni duyuyorum. “Bana eğil” diyorsun. “Bana bir adım gel, sana koşayım” diyorsun. Benim kalbim buna nasıl dayanır! Eğiliyorum. Alnımı yere koyuyorum. Alnımı yere değil, ellerine bırakıyorum. Toprağa dönüyorum. Aslıma dönüyorum. Kalıyorum orada. Ellerini hissediyorum. Nurdan bir menzil burası. Seninle buluştuğumuz yer burası. Senin kokunu duyuyorum. Senin gözlerine bakıyorum. Tecellî kısa sürüyor. Belirip belirip yitiyorsun. Sen kaybolmuyorsun, benim gözlerim kesiliyor. Gözlerim yetmiyor. Yağ gibi akıyor. Beni yakınlığa çağırıyor ismin. Sen sevgilisin, ben sevenim. Sevgili olsaydım bana “Secde et, yakınsın” derdin. Bana, “Secde et, yakınlaş” dedin, sevgili Sensin. İçimdeki düğümler çözülüyor. Bağlar gevşiyor. Tüy gibi hafifliyorum. Yerçekimsiz gibi. Hiçbir ağırlık hissetmiyorum. Tenimi, etimi, kemiğimi hissetmiyorum. Adımı bilmiyorum. Alnımı tutuyorsun. Beni alnımdan kavrıyorsun.

Ellerinden alnıma akan feyiz kesilmiyor hiç.


Beni baştan çıkaranı görüyorum. Onun etkisinden uzağım artık. Bana hiçbir şey yapamıyor. Beni etkileyemiyor. Bir dâire daha var, orayı geçemiyor. Çizginin dışında donmuş, kaskatı duruyor. Bana bakıyor ağlıyor. “Sen” diyorum, “ağlar mıydın hiç?” “Beni” diyor, “büyülüyorsun. Sen alnını yere koyunca ben çâresizleşiyorum. Beni donduruyorsun. Artık benim etkimden uzaksın. Sana hiçbir şey yapamam.” “Peki” diyorum, “niçin ağlıyorsun?” “Ona secde etmeyişimi düşünüyorum.” “Kime?” diyorum. “Adem’e” diyor. “Ee ne var bunda? Senin seçimindi bu.” “Âkıbetimi görüyorum.” Gözden yitiyor. Şimdi toprak alnımı öpüyor. Kendi aslımı öpüyorum. Aslım bana dokunuyor. Aslımla buluşma yerim burası. Kaldırıyorum alnımı, tekrar koyuyorum. Bu kez daha uzun sürüyor. “Allâh’ım” diyorum, “gözlerime aydınlık ver.” Gözlerim ışıyor. “Ellerimi aydınlat.” Ellerim ışımaya başlıyor. Ellerim kor gibi yanıyor. Alnım ışıyor. “Allâh’ım, kulağıma bir nur ver.” Bir ses duyuyorum. Bu Senin senin. Sâdece Senin sesini duymak istiyorum. Beni başka seslere sağırlaştır. Sağıma bir nur ver, soluma, önüme, ardıma, üstüme, altıma bir aydınlık ver… Alnımı koyduğum yer ıslanıyor. Hıçkırarak ağlıyorum. Sesim câmide yankılanıyor. Sesimi duyuyorum. Sesim sesine karışıyor. “Beni nur kıl” diyorum. Sesim yankılanıyor. “Beni nur kıl” diyorum. Duvardan, kubbeden, mihraptan ses geliyor: “Beni nur kıl. Sen nursun” diyorum. Ses geliyor : “Sen nursun.” “Beni sen kıl” diyorum. “Beni sen kıl diyorum” diye yankılanıyor sesim. “Beni sen kıl Allâh’ım.” Sesim dönüyor tekrar: “Beni sen kıl Allah C.cım.” Susuyorum. Alnıma sesin çarpıyor: “Seni ben kılacağım.” “Allâh’ım, beni benden al ve biricik varlığım ol ki, gözlerim sâdece seninle görsün.” “Beni sen kılıyorum” diyorsun. Sesini duyuyorum, beni sen kılıyorsun.


Ağır ağır doğruluyorum. Son kez oturuyorum. Gökleri ve yeri altı günde yarattın, sonra arşı kuşattın. Arşı kuşatır gibi oturuyorum. Artık bir perde kalmadı. Gözlerim hafifliyor. Bedenimi hissetmiyorum. Kendimi hissetmiyorum. Kalbimi kavrıyor, tutuyorsun. Onu avuçlarında görüyorum. Sadece gözlerim kalıyor. Yalnızca onu biliyorum. Senden başka bir şey görünmüyor. Son sözüm “Hû” oluyor. “Hû” diye bitiriyorum. Bitmiyor, başlıyor, her şey şimdi başlıyor. Adımımı hayata atıyorum. Ayağımı usulca bırakıyorum oraya. Orada can veren ismin açılıyor. O kapıdan giriyorum. Seninle başladım, seninle bitiriyorum. Bir isminin gölgesinden bir başka adının esenliğine geçiyorum. Selâm, Senin ismindir, Seni selâmlıyorum. Selâm, Senin güzel isimlerindendir, sevdiklerini selâmlıyorum. Kayboluyorum artık. Kendimi o kaybın içinde bulmak istiyorum. Artık ayrılık zamanı. Vedâ selâmı veriyorum Sana. Beni benden aldın, Senden ayrılıyorum. Kendimi Sana bıraktım dönüyorum.

Cevapla
(Son Düzenleme: 02-10-2009, 16:06, Düzenleyen: eğitimsokağı.) .

Anahtar Kelimeler

Geldim İşte Kapındayım... ,Geldim İşte Kapındayım... Öğretmen Forumu,Geldim İşte Kapındayım... yükle,Geldim İşte Kapındayım... download,Geldim İşte Kapındayım... indirmek istiyorum,Geldim İşte Kapındayım... ödev yükle,Geldim İşte Kapındayım... bedava, Geldim İşte Kapındayım... ÖDEV İNDİR,Geldim İşte Kapındayım... YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Geldim İşte Kapındayım... eğitimGeldim İşte Kapındayım...dosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Sana Geldim Rabbim.. eğitimsokağı 3 1,282 23-11-2010, 15:22
Son Yorum: Mavi Ay
  Biri İşte; Başkaları İstemeye Değmiyor eğitimsokağı 1 1,270 03-05-2010, 1:41
Son Yorum: eğitimsokağı
  Sana Geldim eğitimsokağı 0 1,005 05-01-2010, 23:17
Son Yorum: eğitimsokağı
  Geldim... eğitimsokağı 0 818 17-12-2009, 15:01
Son Yorum: eğitimsokağı
Heart Sana Geldim... eğitimsokağı 0 1,014 14-09-2009, 3:18
Son Yorum: eğitimsokağı



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe