Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
dursun , ali , erzincanli , şiirleri

Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

ASR-I SAADETE ÇOCUK OLMAK

Asr-ı Saadette çocuk olmak...
Ümmü Halid olmak...
Halid bin Said'in küçük kızı...
Kırmızı bir elbise var üzerinde.
Ve babasıyla beraber ALLAH(C.C) Rasulü'nün huzurunda.
Bu kız çocuğu Habeşistan'da doğduğu için
Efendimiz,onu görünce;
''Sene! Sene!''diye sesleniyor ona.
Habeş dilinde ''güzel kız'' anlamında
Sohbet ilerledikçe Ümmü Halid,
Efendimize daha çok yaklaşıyor
Ve bir ara sırtındaki Peygamberlik mührüyle oynamaya başlıyor.
Halid bin Said hemen müdahale ediyor kızına.
Ama Hz.Peygamber ona engel oluyor;
''Bırak oynasın'' diyor.
Bir keresinde Efendimize bir yerden kumaş gelmişti,
Arasında iki tarafı da işlemeli bir de elbise vardı.
Bana Ümmü Halid'i getirin buyurdular.
Ümmü Halid getirilince,
Elbiseyi ona giydirdiler ve iki kez;
''Bunu giy, üzerinde eskisin'' dediler.
Sonra da elbisede bulunan çiçek işlemesini
parmaklarıyla göstererek : ''Ümmü Halid! Bak bu güzel,bu çok güzel'' dediler.

Asr-ı Saadette çocuk olmak...
Abdullah, Ubeydullah veya Kesir olmak,
Hz.Abbas'ın çocukları,
Fahr-i Kainat onları yan yana dizer,
Sonra karşılarına geçer, ve
''Kim benim yanıma daha önce gelirse,
Ona şunu şunu vereceğim.'' derdi,
Onlar da koşarak gelir
Hz.Peygaberin sırtına tırmanır,
Göğsünün üzerine çıkarlardı
Hz.Peygamber de onları öpüp bağrına basardı
Abdullah bin Cafer anlatıyor :
''Çocukluğumda Abbasın oğlu Kusem ve Ubeydullahla oyun oynadığımız bir sırada
Rasulullah yanımızdan geçti
Beni gördüklerinde şu çocuğu bana uzatınız buyurdular
Beni bineğinin önüne oturttular
Sonra da Kusemi göstererek şimdide şunu uzatınız dediler
Ve onuda terkisine bindirdiler
Sonra da Fahr-i Kainat başımı üç kere sıvazladılar
Her sıvazlamada da
EY RABBİM(C.C) Sen Caferin yokluğunu çocuklarına hissettirme
Ve onun yerini Sen doldur diye dua ettiler...''
Asr-ı Saadette çocuk olmak...
Hasan Hüseyin olmak
Efendimizin gül demetleri
Selman-i Farisi anlatıyor
Bir gün Rasulullah'la birlikte oturduğumuz bir sırada
Ümmü Eymen gelerek : ''Ya Rasulallah
Hasan'la Hüseyin kayboldular.'' dedi
Hz Peygamber, etrafında oturan bizlere :
''Kalkınız ve oğullarımı arayınız.'' buyurdu
Ve herkes bir tarafa dağıldı
Bende Hz Peygamberin gittiği tarafa yöneldim
Bir dağın eteğine kadar geldik
Bir de ne görelim
Hasan'la Hüseyin birbirlerine sarılmış uyuyorlar
Hz Peygamber onların yanına gitti
Onları birbirlerinden ayırdı,
Yüzlerini okşayıp şöyle dedi :
''Annem Babam size kurban olsun
Siz ikiniz ALLAH(CC)katında ne kadar değerli ve şereflisiniz.''
Sonra da birini sağa öbürünüde sol omzuna aldı
Onları böyle görünce ben dedim ki:
''Cennet sizlerin olsun ne güzel bir bineğiniz var böyle...''
Rasulullah da şöyle buyurdu:
''Ama onlar da ne güzel binicidirler..''

Asr-ı Saadette çocuk olmak...
Ümame olmak..
Hz Zeynebin küçük kızı
Efendimizin bir başka gülü
Fahr-i Kainat onu çok seviyor
Ve namaz kılarken bile onu yanından ayırmıyor
Öyle ki ALLAH(CC)Rasulü namaz kılarken ümame onun sırtına biniyor
Rükuya eğildiği sırada Efendimiz onu yere indiriyor
Kalkarken de yine dedesinin sırtında
Ve bir gün oluyor, Ümame hastadır
Ve bu hastalıktan kurtulamayacaktır
Hz Zeynep, Babasının gelmesi için haberci gönderir
Hz Peygamber torununu son kez görecektir
İçeri girip Ümamenin yanına oturunca
Ümame hemen dedesinin kucağına çıkar
Ve ona sokulur
ALLAH(CC) Rasulü onu bu halde görünce
Gözlerinden yaşlar boşalır..


Şefkat ve merhamet nazarıyla dolmak
Veya Asr-ı Saadette çocuk olmak...

Cevapla
.
Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

Ey gül
Ey gonca-i nur
Meftun yaprak har sana
Sensin gönüller mahı
Bu yaz bu bahar sana
Mucize saltanatın taşları ayna yapar
Her ırmak ve her deniz her leyl-ü nehar sana
senin zatı abdesin alemlere rahmettir
Cibril vefalı yoldaş
Yüce Allah yar sana
Bu nice iştiyaktır eyy en güzel sevgili
Asırlardır koşuyor genç ve ihtiyar sana
Nazarın kalbe şifa sözün hikmet incisi
Hangi dertli kavuşsa olur bahtiyar sana
Misk kapında karar kılmıştır senin
Nebilerin diliyle hep övgüler var sana
Ay, güneş, zühre, ülke nuruna pervanedir
Alemde olmak ister aşıklar civar sana
Senin yolun hep açık gidişin allahadır
Dağlar ateş kesilse olamaz duvar sana
Güzelliğin alemde misli bulunmaz inci
Ey gül hasret çekmede cennet o bulvar sana
Dedinki şükreden kul olmak istememmi ben
Rabbin ihsan buyurdu hurma üzüm nar sana
Her muzcizen parmakla gösterilmede senin
çağlatmak öyle kolay çöllerde pınar sana
Hicranın bir kütüğü dertle bi karar et
Hep özlem duymadadır selvi ve çınar sana
Cennetin çiçekleri senin kokunu taşır
Benzemeye çalışır beyazlıkta kar sana
Güneş güzel yüzünden parlaklık aldı ey gül
Acep hayran olmadan hangi göz bakar sana
Aşkının esiridir ne çöl ne de dağ tanır
Bu sevdalı gönüller su gibi akar sana
Varlık bahçesi senin nurundan yaratıldı
Hep medyum hep minnettar her can her nigar sana
Tebessümün ayların zührenin sevincidir
Nice hasret çekmede bu bülbül-ü zar sana
Yuuf senin dalında çiğ tanesidir sanki
Divane kesilir göz etse bir nazar sana
Fazlının eteğine akıllar erişemez
Eli kalem tutanlar övgüler yazar sana
Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü
Bende olan sermaye hasret intizar sana
Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü
Bende olan sermaye hasret intizar sana

Dursun Ali ERZİNCANLI

Cevapla
.
Konu: 162
Mesaj: 1,250
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri ağlar gönlümüzde.
Önce sen ağlarsın.
Abdullah bin mesud’a
“ Bana kuran oku” demiştin.
“Ya Rasulallah! Kur’an sana indirilmişken
Sana mı kur’an okuyayım” demişti.
“O’nu başkasından dinlemeyi de severim” buyurmuştun
İbn’i mesut nisa suresini okumuş,
Bir ayete gelmişti:
“Her ümmetten birer şahit,
Onların üzerine de Habibim
Seni bir şahit olarak getirdiğimiz zaman
Onların hali nice olur”
“Şimdi yeter” demiştin.
İbn-i mesud gözlerini kaldırıp bakmıştı sana,
Gözyaşların mübarek sakalına inmişti.

Hani bir defasında ashabına kuran okuyordun;
“ Sakının o ateşten ki
Onun yakıtı insanlar ve taşlardır” diyordun.
Önünde oturan siyahi bir adam,
yüksek sesle ağlamaya başlamıştı.
O ağlayışa Cibril inmişti semadan.
“ Ya rasulallah, huzurunda ağlayan bu zat kimdir?” demişti
Sen de
“ Habeşli biri” demiş ve onu övmüştün.
Cebrail’se şu müjdeyi vermişti;
“Allah buyuruyor ki:
İzzet ve celâlime, arş üzerindeki hakimiyetime yemin ederim ki
Dünyada benim korkumdan ağlayan bir kulun gözünü
Cennette çok güldüreceğim.”

Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri
Hesap gününden korkar gönlümüzde.

Şeddat bin evs korkar yatağına girdiğinde
Sağına soluna döner durur, uyuyamaz.
“Allah’ ım!” der,
“ Cehennem ateşi uykumu kaçırdı”
Sonra kalkar sabaha kadar namaz kılar.
Ebu derdâ düşer gönlümüze:
“Keşke ailemin koçları olaydım da
Kendilerine misafir geldiğinde beni yedirselerdi.” der.
Imran bin husayn’ düşer gönlümüze;
“Keşke bir tepede kül olaydım da
Fırtınalı bir günde rüzgâr savursaydı.” der.

Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri
Peygamber sevgisini öğretir bize.

Ashabından biri sana gelmişti;
“Ya Rasulallah” demişti
“Seni o kadar çok seviyorum ki
Aklıma geldiğinde gelip seni görmesem
Canım çıkacak gibi oluyor.
Sonra ahireti düşünüyorum.
Cennete girsem bile
Seninle birlikte olamayacağım
Aşağı mevkilerde kalacağım
Bu da zoruma gidiyor.
İstiyorum ki ahirette de yanında olayım.”
Sen de;
“Kişi sevdiğiyle beraberdir” buyurmuştun.

Abdurrahman bin Sad anlatıyor Ya Rasulallah!
Diyor ki;
“Bir gün Ömer’in oğlu Abdullah’la otururken ayağı kasılıp kaldı.
Ayağına ne oldu? dedim
Şuradan itibaren sinir toplandı, dedi
Ben de dedim ki,
En çok sevdiğin insanın adını an da iyileşsin.
“Ya Muhammed!” dedi ve hemen ayağını uzattı.”

Ya rasulallah,
Sen abdest aldığında
Ashâb-ı Güzîn efendilerimiz koşarak
Abdest suyunu alır yüzlerine sürermiş.
Bir defasında sormuşsun;
“Niçin böyle yapıyorsunuz?”
“Bereket ve hayır umuyoruz” demişler
Sen de buyurmuşsun ki;
“Allah ve Rasulünün sevgilisi olmak isteyen,
Doğru söylesin, emanete riayet etsin,
Komşusunu incitmesin.

Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri
Hamd eder Allah’a, şükrü öğretir bize.

Eba Eyyûb-el Ensâri ona öğrettiğin kelimeleri söyler;
“Allah’tan başka ilâh yoktur. Mülk ve saltanat O’nundur.
Hamd O’nun hakkıdır, O’nun ortağı yoktur.”

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri ,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri Öğretmen Forumu,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri yükle,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri download,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri indirmek istiyorum,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri ödev yükle,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri bedava, Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri ÖDEV İNDİR,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Dursun Ali ERZİNCANLI şiirleri eğitimDursun Ali ERZİNCANLI şiirleridosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Kanuni sultan süleymanın şiirleri sirlimen 0 1,327 10-10-2013, 13:22
Son Yorum: sirlimen
  Ozan Deniz Sarıtop Şiirleri atomkarınca 6 2,566 08-03-2011, 17:48
Son Yorum: sirlimen
  RIDVAN CANIM ŞİİRLERİ musty 16 5,935 25-05-2009, 22:18
Son Yorum: musty
  Şeyh Galip şiirleri musty 2 3,021 15-04-2009, 23:06
Son Yorum: musty
  Shakespeare şiirleri musty 1 1,269 15-04-2009, 23:03
Son Yorum: musty



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe