Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


DUA EDEN ELLER
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
dua , eden , eller

Konu: 146
Mesaj: 1,278
Cinsiyet: Bayan
Kıdem: 22-05-2009

“El-Cebbar"
Azamet ve kudret sahibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan...
Yâ Cebbâr,
Yüce Allahım,
Azametinin ululuğu karşısında boynum bükük, yüreğim naçar, ruhum tedirgin, titreyip sana gelmişim. Senin kudretin, senin ihtişamın karşısında, senin güzelliğin karşısında, senin tekliğin karşısında bin tufan kopuyor yüreğimde. Böğürtlenli yamaçlarda kır uykusuna yatan ruhumun dizginlerinden tutuyor senin esrarlı sözlerin. .. Düşüyorum zamanın ellerinden. Zaman ne ki? Her şey bir rüya olduktan sonra. Sultan Süleyman’a kalmamış dünya. Bana kalmaz diyorum. Bir ikindi zamanı yosun bürümüş sulara gömülüyorum. Erguvani bir ışık düşür yüreğime Rabbim. Düşür ki aydınlansın asra yenik düşen karanlıklarım, ısınsın buz tutmuş duygularım. Şeyh Küşteri’nin beyaz perdesi kapanıyor, tanıdık tüm ışıklar kararıyor, senin aydınlığınla... Düşüyorum zamanın ellerinden. Ve...
Azametin ve kudretin karşısında eğiliyorum vav misali...
Ey Sevgili, En sevgili,
Dile beni kar olayım
Fırtınanda savrulayım.
Uluların ulusu olan büyük Allahım,
Kudretli padişahım,
Yâ Cebbâr,
Cümle kainat senin. Ben seninim, sevdiklerim senin... Ne hayal etsem boş. Sen dilemedikçe, sen ol!demedikçe ben bir hiçim. Beni şereflendiren senin merhametindir, senin kudretindir. Kalbimin kederleri, yitiklerim, acılarım, sevinçlerim hep sendendir, bilirim. Unutulmuşluğum, sevilmişliğim, kaybedişim, senin kudretindendir. Ben unutuldum, sevdalar bitti...Ne aşık kaldı ne maşuk. Leyla, Mecnun’una, Aslı Kerem’ine kavuşmamışken, Züleyha aşk şarabını zehir niyetine içmişken, hünkar gönüllü ulular gitmişken, umut maverası tükenmişken bir senden umut kesmem. Tek güvendiğim, tek sığındığım, tek inandığımsın. Tüm yıldızlarını kaybeden yüreğimin utangaç rıhtımında senin dışında yok beni aydınlatan bir ışık. Pünhan bir elem her dem yanı başımda beni kolluyor. Beni bu yalnızlığıma, bu çaresizliğime mahkum etme Allahım. Beni koru, gözet ve sevdiklerine kat.
Azametin ve kudretin karşısında eğiliyorum vav misali...
Suların en çaresizi gibi denize koşuyorum.
Ey Sevgililer Sevgilisi,
Dile beni yar olayım...
Kapında durulayım.
Yâ Cebbâr,
Sultanım,
Acı ve kederi bir gül goncasında tarif etmişsin. Sevinç ile acıyı, zor ile kolayı, dert ile devayı, aşık ile maşuku bir arada yoğurmuşsun kaderin gülzarında... Ölüm bile sana kavuşmak bize, derdin de hoş devân da. Senin ikliminin tılsımı aldı beni terkisine. Bir vuslat sevinci sarıyor ruhumu. Sevincim kederim gözlerimi sağıyor. Şafağın erguvani rengine çalıyor gözlerim. “Bî vefadır dâr-ı dünya kimseyi şâd eylemez” diyen şairin dizeleri sökün ediyor dudaklarımdan. Biçareyim dünya gurbetinde. Benim gönlümün sılası senin ülken... Gidiş davetini bekler yüreğim. Gurbetin de, hüznün de , acın da, sevincin de ne güzel Allahım. Senden gelen her şey ne güzel... Yanmak, yakılmak ne güzel...
Ey Sevgililer Sevgilisi,
Alemlerin rabbi olan ulu Allahım,
Dile beni şâr olayım.
Yanayım yakılayım...
Ey büyük Allahım,
Yâ Cebbâr,
En sevgili,
Çöllerde kaybolmuş bir yitik Leylayım yarini arayan. Bulutların mahzenine saklanmış bir katre gözyaşıyım. Merhametin kalbinde ağlayan bir çocuk gibiyim. Sessiz ve unutulmuş bir mezarlıkta titreyen mor zambağım. Kamıştan bir neyim inleyen. Kışa yenik düşmüş baharların yetimiyim. Aklım esrarlı sözlerinin işgali altında. Senin irem bahçenin hayali kuşatıyor ruhumu. Senin cennet kıyılarından haber getiren bütün dualarımla sana sığınıyorum en sevgili... Bir ikindi zamanı yosun bürümüş sulara gömülüyorum.
Günah sularının arkından tüm akışlarım, riyasız berrak denizlere ...
Bir yeni vakit bekliyorum ruhumda. İçimdeki ayak seslerinden biliyorum. Geldim gidiyorum diyen bir mahzun şarkı gibiyim kapında ey sevgili... Ruhu kelepçeli bir esaretim, zindanların görmediği.
Ey büyük Allahım,
Dile beni ar olayım,
İsyanlarıma ağlayayım.
Yâ Cebbar,
Sevgililer sevgilisi olan büyük Allahım,
Kötülerin hükümdar olduğu asrın cehenneminde doğru yolu göstermeyen pusulalara vicdan ver. Onları güzelliğinle donat. Donat ki senin ziyanla ışıklansın kararmış yürekleri. Zalimlerin zulmü ciğerimiz kanatır. Senin adaletin, senin emrin üzre umudumuz vardır. Zulüm nişangahı olan yüreklerimizin tenhasında öfke ve keder yağmurları bir sağanak olup yağıyor ruhlarımıza. Zalimlerin zulmünden koru bizi Allahım. Bizi şefkatinle sar, zalimleri hiddetinle durdur rabbim. Durdur ki fitne ve fesadın yağmaladığı mahzun ve yaralı yürekler durulsun. Elemli yüreklerin senden başka kimsesi yok Allahım. Senden başka taptıkları, senden başka tanıdıkları, senden başka inandıkları, senden başka güvendikleri yok Allahım.
Şüphesiz ki senin her şeye gücün yeter.
Ey büyük Allahım,
Sevgililer sevgilisi,
Yâ Cebbâr,
Zulme karşı durdur bizi
Cemâline erdir bizi
Hep andıkça Rabbimizin
Yüzümüz aktır “Ya Cebbâr”
(insan) , öyle bir kerim'e misafir olmuş ki, nihayetsiz rahmet hazinelerini ona açmış

Cevapla
.
Konu: 3,930
Mesaj: 11,521
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Aminnn...

Kötülerin hükümdar olduğu asrın cehenneminde doğru yolu göstermeyen pusulalara vicdan ver. Onları güzelliğinle donat. Donat ki senin ziyanla ışıklansın kararmış yürekleri. Zalimlerin zulmü ciğerimiz kanatır. Senin adaletin, senin emrin üzre umudumuz vardır. Zulüm nişangahı olan yüreklerimizin tenhasında öfke ve keder yağmurları bir sağanak olup yağıyor ruhlarımıza. Zalimlerin zulmünden koru bizi Allahım. Bizi şefkatinle sar, zalimleri hiddetinle durdur rabbim. Durdur ki fitne ve fesadın yağmaladığı mahzun ve yaralı yürekler durulsun. Elemli yüreklerin senden başka kimsesi yok Allahım.

Teşekkürler Dileğim çok güzeldi alkis

Cevapla
.
Konu: 146
Mesaj: 1,278
Cinsiyet: Bayan
Kıdem: 22-05-2009

Dua eden eller
15. yüzyılın başlarında Nürnberg yakınlarında fakir bir aile yaşıyordu. 18 çocuklu ailenin reisi, para yetiştirmek için, 18 saate yakın çalışırdı ama gene de kıt kanaat, komşu yardımıyla geçinirlerdi. Albrecht ve Albert, 18 kardeşten ikisiydi. Kalplerinde gizliden gizliye bir umut filizlenmişti... bir hayal. Her ikisi de ressam olmak istiyordu ama babalarının, onları, şehirdeki sanat akademisine gönderecek parası olmadığını da gayet iyi biliyorlardı. Günler süren tartışmalardan sonra, yazı tura atmaya karar verdiler. Kaybeden, maden ocağında çalışacak, kazancı ile kardeşinin sanat akademisindeki masraflarını karşılayacaktı. Sonra da kazanan kardeş, mezun olduğunda, resimlerini satarak, maden ocağındaki kardeşini okutacaktı. Yazı turayı Albrecht kazandı ve Nürnberg'deki sanat akademisinin yolunu tuttu. Albert ise, 4 yıl boyunca maden ocağında çalışarak kardeşine para gönderdi. Albrecht'in kara kalem ve yağlı boya resimleri, daha mezun olmadan hayranlık uyandırmaya başlamıştı. 4 yıl geçti ve genç sanatçı mezun olup, köyüne döndü. Bir kutlama yemeği tertip edildi. O yemekte, Albrecht ayağa kalktı, kardeşi Albert'in elinden tutup, kendisine yaptığı eşsiz iyiliği anlattı: "Şimdi, Albert, sıra senin. Masrafları ben karşılayacağım. Nürnberg'e gidip, hayallerini gerçekleştirebilirsin."
Albert'in yüzü solgundu. Gözlerinden yaşlar akarken, başını, "Hayır, hayır" anlamında sağa sola sallıyordu. Albert, neden teklifi kabul etmediğini gözyaşları içinde anlattı: "Benim için artık çok geç. Dört yıllık maden işçiliği ellerime neler yapmadı ki! Her parmağım en az bir kere ezilip, kırıldı. Son zamanlarda sağ elimde dayanılmaz romatizma ağrıları başladı. Bir bardağı bile zor tutuyorum. Nasıl olur da kara kalem, yağlı boya çalışırım ki!"


***

Bu buruk konuşmanın üzerinden asırlar geçti. Albrecht Dürer'in çok sayıda kara kalem, sulu boya, yağlı boya resimleri ve yüzlerce portresi dünyanın sayılı müzelerinde teşhir ediliyor. Bunların arasında en ünlüsü, Dürer'in o günkü yemekten sonra yaptığı kara kalem çalışması. O gün yemekten sonra, Dürer, kardeşi Albert'in, maden ocağında çalışmaktan eğri büğrü olan parmaklarını, kırışıklıkları, bütün detaylarıyla çizdi. Albert'in ince parmakları göğe doğru yükselmişti. Dürer, bu çalışmasına "Eller" adını verdi. Ama halk arasında, o gün çizilen kara kalem resim, "Dua eden eller" olarak anıldı. Albrecht'in duası kabul olmuştu; Albert ise, fedakârlığının bir ödülü olarak, kardeşi tarafından ölümsüzleştirilmişti.
(insan) , öyle bir kerim'e misafir olmuş ki, nihayetsiz rahmet hazinelerini ona açmış

Cevapla
.
Konu: 4,841
Mesaj: 13,390
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

Teşekkürler güzel bir çalışma olmuş...alkis
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

Sitemizde Görev Yapmak İsterseniz Tıklayın

Turk Konulara Yorum Yazarak Destek Sağlayabilirsiniz  Turk


Cevapla
.
Konu: 146
Mesaj: 1,278
Cinsiyet: Bayan
Kıdem: 22-05-2009

Dedim : Çok yanlızım
Dedin : Ben sana çok yakınım (bakara 186)
Dedim : Bunca günahım var hangisinin tövbesini yapayım
Dedin : Allah bütün günahları bağışlayandır (zumer 53)
Dedim : Yine bağışlarmısın ?
Dedin : Allah'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur (Ali İmran 135)
Dedim : Rabbim benim senden başka kimim var ?
Dedin : Allah kuluna kafi değil mi ? (zumer 36)

Evet Allah kuluna kafi
Duanın gücüne inanıp dualarınızda yer almak ümidiyle
(insan) , öyle bir kerim'e misafir olmuş ki, nihayetsiz rahmet hazinelerini ona açmış

Cevapla
.
Konu: 146
Mesaj: 1,278
Cinsiyet: Bayan
Kıdem: 22-05-2009

)
(insan) , öyle bir kerim'e misafir olmuş ki, nihayetsiz rahmet hazinelerini ona açmış

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

DUA EDEN ELLER ,DUA EDEN ELLER Öğretmen Forumu,DUA EDEN ELLER yükle,DUA EDEN ELLER download,DUA EDEN ELLER indirmek istiyorum,DUA EDEN ELLER ödev yükle,DUA EDEN ELLER bedava, DUA EDEN ELLER ÖDEV İNDİR,DUA EDEN ELLER YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,DUA EDEN ELLER eğitimDUA EDEN ELLERdosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Eller Var... eğitimsokağı 0 904 10-09-2009, 2:06
Son Yorum: eğitimsokağı
  DUA EDEN SEVGİLİ KULDUR... sirlimen 3 1,339 04-09-2009, 23:46
Son Yorum: eğitimsokağı



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2018 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe