Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Dostluk
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 1 Oy - Ortalama: 5
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
dostluk

Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009



"Dost bulmak kolay, önemli olan o dostu kaybetmemek"




DOST kimdir? Diye sormuş biri.
Demiş; paylaştın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini,
verdin mi desteğini, sordun mu halini,
yolladın mı yüreğini, ağladın mı onun gibi.
Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri.
Bilgin demiş:
Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi?
Dostluk dediğin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi…


Sahte Dostların Eline Düşürme ALLAH'ım
Dost var; uğrunda ölünür...
Dost var; uğrunda can vermek bile 'ucuz' kalır..
Dost var; sevdiği insana bir zarar gelecek endişesiyle,
Akrep, çıyan yuvalarını topuğuyla kapar...
Bunu yapmak yetmez dost için...
Sevdiği insan uğruna ömrünü verir.
Verilen bir ömürdür...
Bir yılını, iki yılını, on yılını, yirmi yılını değil, 'ömrünü' vermiştir...
Dost var; Sevdiği insanın uğruna ölmeye hazırdır.
Düşmanlar gelecek,
katletmek istedikleri Nebi'nin yatağında vefalı bir genç, delikanlıyı bulacaktır...
Bu delikanlı dosttur... Ve hep 'dost' kalmıştır.
Dost var; güle benzer...
O kadar güzel kokar ki, dikenlerinin verdiği acı hissedilmez...
Bir de dost var ki, dikenlerinin yol açtığı kan ve yara korkusundan,
gül rayihasını almak mümkün değildir.
Dost var; hazmedemez...
Sindirim sistemi bozuktur...
Dost var; fırına girmeyi sevmez... Ama, ekmeği herkesten önce böler...
Dost var; sözü itibarsız senettir... Güvenirseniz müflis olursunuz...
Dost var; yollarda bırakır...
Böylesiyle adım bile atılmaz.
Yola beraber çıkmak, neticeyi kabullenmektir.
Dost var; düşmandan tek farkı, biraz daha mütebessimdir.
Ama bir düşmeye gör; düşmanın 'kahkahaları',
O'nun 'tebessümünün' yanında 'sessiz' kalır.
Dost var; Iyiliğini istemez... Düşman için önüne bir taş da o kayar.
Sonra bu da yetmez 'dost' için! ..
'Belki benim koyduğum taşla düşmez' diye, senin düşmanına da,
'şuraya ip germeyi unutma' diye tembihte bulunur.
Dost var sadece yüzüne güler...
Arkandan vurmak, hançerlemek için 'malzeme' arar. Hiçbir fırsatı kaçırmaz.
Lakin bunlar da 'dosttur'! ..
'Düşmanım' diyemeyeceğimiz dostlar! ...
Böylelerini görünce oturur bir köşede ağlar; 'Dostların eline düşürme ALLAH'ım' dersiniz.
Ah! Hz.Ebu Bekir..., Ah! Hz.Ali... Müslümanlığı sizlerden öğrendik.
Keşke dostluğu ve vefayı da sizlerden öğrenebilseydik

Cevapla
(Son Düzenleme: 07-09-2011, 1:16, Düzenleyen: sirlimen.) .
Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009



Kızgındın,Kırgındın,Canın acıyordu Benimde acıyordu..
Senin canın acirdida,benimki dururmuydu Seninkinden bir az, bir fazla ne farkederdiki Acıyordu..
Yüreğini avuçlarımın içine aldim Kanıyordu Kendi yüreğimi bastırıp o yaranın üstüne Acımasın diye ugraştım..Acımamalıydı..

Sen ağladın, Ben ağladım..
Sen güldün, Ben güldüm..
Senin mutluluğun, benim sevincim..
Hüznünse, acımdı..


Hissediyordum seni, en kötü anında bile..
Hayalinle konuşuyor, dua ediyordum Sana Dostuma..
Her içimi acı kapladığında.."Güçlü ol" diye fısıldıyordum..
Sen bunu hiç bilmedin belki,hiç hissetmedin...Anla..

Senin adina"dost" dedim, nedir bilirmisin anlamı..Bilirmisin..
"Dost" için ölmek bile güzeldir derler Öyleymiş Anladım..
Senin için kalkanımı silahımı alıp, savaşa giderdim Giderimde..
Yeterki sen üzülme...

Ve dost Kırgınım sana..Kırıldım..Acıdı canım..
Kalbim kırıldı sen duymadın o kırılmayı,duyurmadım sana..
Üzülme diye Canın acımasın diye Senin canın acırsa,benimki durur mu..

Simdi dost..
Birak arkamı döneyim, kırıan kalbimi onarırken Bakma bana..
Istemeden açtigin o yarayı, görme Istemiyorum Üzulme diye..
Üzülürsen..üzulürüm Anla..

Gözlerine bakmamı isteme Isteme!..Akan gözyaşlarımı, görmeni istemiyorum...Ben "zaten" ağlıyorum..Sen "sakın" ağlama..
Ve sakın!..Sakın!..Dokunma kalbime Kırılan kalbimin kırıkları eline batmasin..Batarsa..Benim elim kanar cünki..
.

Cevapla
(Son Düzenleme: 22-11-2009, 3:12, Düzenleyen: eğitimsokağı.) .
Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009


Dostluk, sevgisi sönmüş şu çağda kıymetini bilmediğimiz değerlerden biri...

Tıpkı sevgi, inanç, kardeşlik gibi... Sağlık gibi, şükrünü hakkıyla eda edemediğimiz nimetler gibi...

Kıymetini bilmediğimiz, hatta öyle ki arayıp da bulamadığımız bir değer dostluk...

Önceden “Dost bulmak kolay, önemli olan o dostu kaybetmemek” derken, artık bu söz “Dost bulmak zor, onu kaybetmemek, dost kalabilmek daha da zor” şeklinde hayatımızda yankılanır oldu.

Çünkü artık menfaatlere endeksli ilişkilerimizde güven duygusu tarumar oldu. Oysa menfaatlerin olduğu yerde hangi güzel duygu, hangi değer varlığını sürdürebilir ki?..

Gerçek sevgi ve dostlukların olduğu yerde menfaatler olur mu hiç?

Tabi ki bu güzel değerlerin bulunduğu yerde “ben” diye feryat edenlerin menfaatlerinin bulunması mümkün değil. Çünkü dostluk “ben” değil, “biz” diye feryat eder.

Çünkü dostluk paylaşmaktır. Sevgiyi, mutluluğu, sevinci, acıyı, kederi, hüznü paylaşmaktır. Aynı bardaktan suyu paylaşmak, bir ekmeği ikiye bölüp paylaşmak, sevgi dolu bir yüreği paylaşmak, aynı fikri, aynı zikri, aynı davayı paylaşmaktır dostluk.

Dostluk hiçbir karşılık beklemeden paylaşmak, hiçbir karşılık beklemeden verebilmektir, sende ne varsa dostuna ..

Tıpkı Hz. Ebu Bekir gibi dostuna, dost bildiğine kendini adayabilmektir. Dostluk, Ebu Bekir’in Rasulullah’a (s.a.v.) muhabbetindeki yegane sırrın adıdır. Dostluk, Medine’ye teşrif eden Rasulullah’ı misafir etmede yarışan ensar heyecanının adıdır.

Ve bütün bu vefakâr davranışların temelinde bulunan en yüce dosta dost olabilmek arzusu, İbrahim Halilullah makamına ulaşabilme gayesidir dostluk...

Dostluk saygı, sevgi senfonisi içinde edebin baştacı olduğu, özveri, fedakârlık ve bütün güzellikler adına ne varsa harmanlanıp gönülden gönüle sunulan en güzel senfoni ve ashab-ı suffe kardeşliğinin günümüzde yankılanışını bulan kutlu bestedir.

Eğer ki, bugün bu kutlu bestenin yankısını gönüllerimizde duyamıyorsak, asrı saadetin altın sayfalarına altın harflerle kazınmış bir hazine olan ensar ve muhacir kardeşliğini, dostluğunu kavrayamayışımızdandır.

Dostluk, bizden olmayana, bizim gibi düşünmeyene yüreğimizin kapılarını kapamak değil, hataları olanları hatalarından dolayı yalnız bırakmak değil, günahları olanları kendi terazimizde yargılamak değil.

Dostluk bizden olmayana bizdeki güzelleri gösterebilmek, bizim gibi düşünmeyenlerin de düşüncelerini dinleyebilmek, hataları olanlara yanlışlarını gösterebilmek, günahkâr olanlara “Gel beraberce, tevbe edelim, bir daha dönmemecesine.” diyebilmektir.

Dost, dostlar, günahıyla sevabıyla bizden olan, gönül bahçelerimizin kapılarını sonuna kadar açtığımız yegane insan veya insanlar...

Dostlar ırmak gibidir. Kiminin suyu az, kiminin çok. Kiminde ellerin ıslanır yalnızca, kiminde ruhun yıkanır boydan boya ..

Evet dostlar ırmak gibidir. Kiminde ellerimiz ıslanır, kiminde ruhumuz yıkanır.

Ya biz, bizler nasıl dostuz? Dostlarımızın sadece ellerini mi ıslatıyoruz, yoksa ruhunu yıkayabiliyor muyuz?

Eğer ki dost dediğimiz insanı herşeyi ile kabul edebilmişsek, güzel yönlerine güzellikten bakabiliyor, hatalarına birlikte yanıp, birlikte ağlayıp, birlikte düzeltme yoluna gidebiliyorsak, dost acı söyler ama doğru söyler hoşgörüsüyle hareket edebiliyorsak ve kırılmadan, gücenmeden bütün açık yürekliliğimizle konuşabiliyor, birlikte dertlerimize çareler arayabiliyorsak, dostun ruhunu yıkayan ırmağı olabilmişizdir.

Hayatın bütün zorluklarına karşı bir cephede savaşan askerlerin edasıyla omuz omuza verebiliyorsak, karşımızdaki insanın derdi ile dertlenip, en ufak hüznünü, acısını, bütün azalarımızda hissedebiliyorsak, sevinçlerine kendi sevinçlerimizden daha coşkulu çığlıklar atabiliyorsak dostluk merdiveninin basamaklarından emin adımlarla çıkıyoruz demektir.

Dostluk ipek böceği hassasiyeti ile ezeli ve ebedi kardeşlik bağını örebilmek. Evet bu güzel değeri oluşturabilmek ipek böceğinin ipeği oluşturmasındaki hassasiyeti ister. Çünkü güzel olan herşey gibi değerli olan herşey gibi dostluk da zor iştir, hassasiyet ister.

Onun içindir ki, dostlara en güzel duygularla uzattığımız çiçeklerin ellerimizden kaldırımlara düşmesi ve dostlar tarafından çiğnenip geçilmesi kadar acı vermez hiç bir şey ..

Onun içindir ki dost vurgunları kadar hiç bir şey kanatmaz insanoğlunun yüreğini ..

Gelin dostlar, sevgisi sönmüş şu çağa inat dostlarımıza, dostluklarımıza sahip çıkalım.

Gelin en güzel duygularımızı yüklediğimiz bir tebessüm ile ilk karşılaştığımız dostumuza bırakıverelim can-ı gönülden ..

Gelin yüreğimizdeki dostane sevgilerimizi söyleyelim dostlarımıza... En azından “Dostluğun için minnettarım” diyerek gönüllerinde meltem rüzgarları estirelim.

Gelin dostlarımıza dualar edelim gıyabında, Rahmanın bile geri çevirmediği, anne duası kadar içten dualar ..

Cevapla
(Son Düzenleme: 22-11-2009, 3:11, Düzenleyen: eğitimsokağı.) .
Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009


DOSTUMA....


Tutki bir kır menekşesiyim, İnce, duygu yüklü ,dost. Herzaman gülümserim insanlara.Ve yakınımdır toprağa ..

Yağmur sonrası mis gibi kokan toprak;ölümü özletir.Bir an önce ALLAH’a kavuşma arzusu.

Tüm isyanım sevgiyi ve dostluğu ayaklar altına alanlara. Bugün yaşıyorsam ,mücadelem sevgi ve dostluk için.

Bir zerrecik de olsa yaşama hevesi yok içimde.

Dikkatli bakarsan menekşeye gülümseyecektir. Sana gülümseyen menekşenin dostluğunu geri çevirme.

Kimi zamanda karanlık gecelerde parlayan bir ay olurum. Aydınlatmak için sevgi dolu yürekleri.

Ümit olmak için karanlık düşüncelere.Müjdelemek için yarınları...

Sırla dolduğum anlar bükülür belim.Ozaman da nazlı bir hilal olurum.

Yıldızlarla kaynaştığım olur ki; yinede yalnızlığımı unutturamaz koca evren.

Ayın onbeşinde Dolunay’dır ismim.Vurur şavkım yeryüzüne.Bu öyle bir andır ki; seyrine doyum olmaz.

Bütün dostluklar ayın onbeşi kadar güzel olsun.

Kaldırırda başını gökyüzüne, görürsen bir ay, ister nazlı bir hilal, istersen dolunay bilki orada ben varım ve sana el sallıyorum


YÜZÜNDEKİ GÜL SOLMASIN DAİM OLAN SEVGİLERİMLE....

Cevapla
(Son Düzenleme: 22-11-2009, 3:14, Düzenleyen: eğitimsokağı.) .
Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009


İYİ Kİ VARSIN...

Candosta…

Gecenin en karanlık dilimi,yıldızlar dahi ışıltılarını sunmaktan tedirginler,gökyüzünün koynuna saklanmışlar.Mehtap ortalarda değil.Kim bilir hangi mekana gitmiş yüreğimi yalnız bırakıp.

Bulutlar kralı gecenin.Ürkütücü bir soğuk var insanın iliklerine kadar işleyen.

Bu gecenin sabahının da pek farklı olduğunu düşünmüyor yüreğim.”Yarın yine gamzeli tebessümler dağıtmayacak güneş umutsuz yüreklerimize diyor içimdeki çocuk.Yarın yeni bir gün olmayacak,her günden farklı olmayacak.Ve hatta yarın acım daha da artacak.Yüküne bir gün daha eklenmiş olacak çünkü.Yarın yüzüm gülmeyecek yine,yüreğim yalnızlığın berbat hücrelerine hapsolacak.

Yarın kalbim dostsuzluğun acısına gark olacak yine.Yarın asla fark edemeyeceğim,bir dostu kaybettiğim günden beri fark edemediğim gibi,dünyaya yeni kelebeklerin geldiğini,yeni tomurcukların güneşe sevdalanıp açıldığını.Yarın asla farklı olmayacak.”derken yarın daha farklı oldu ey can!

Rabbim her gece ellerimi semaya açıp,yüreğimi önüne serip “Lütfen ALLAH’ım dostluğa olan inancımı yitirmek istemiyorum.Beni ben yapacak dostu,beni tamamlayacak dostu karşıma çıkar.”diyerek yakarışıma cevap olasın diye kat kat,seni sundu kalbime.ve ben en saf duaların nasıl güzel sonuçlar doğurduğunu sende gördüm ey can!

Boş hayatıma kışın ardındaki canlı bahar misali doldun. Gecenin en karanlık vakti güneşe kavuşmasına en yakın zamandır ya işte o misal en berbat zamanımda,dualarımın tek umut olduğu zamanda gözlerimi kamaştırarak gönlümün paslı kapılarını araladın.

O kapıdan kimseleri içeriye almayan ben senin “o dost”olduğunu hissettim ve adeta bayramlara döndü içim.Yıllar önce tamamladığım ve dostluk artık beni bulmayacak asla diyerek bir yerlere bıraktığım dost tualindeki resmime yeni fırça darbeleriyle can kattın ve candost oldun.İçimdeki dostluk cümlesine yeni kelimeler ekledim yüreğinde harmanlayarak ve daha önce fark edemediğim noktaları vurguladın, altını çizdin her bir kelimenin, içimdeki bene yeni bir dostluk kavramı öğrettin eskisiyle birleştirip.

Gönlüm sana uyandı kış uykusundan, sana vardı zorlu yollardan.Yüreğin öylesine yüceydi ki;önceleri ben sende olmamalıyım diye düşündüm hep.Ne güzel bir sevgi pınarı vardı içinde ki;benim asla hak etmediğim kadar saftı. Ne yüce bir yüreğin vardı ki;ben o yüreğe girip kirletemezdim,hakkım yoktu buna.Lakin seni bulmuşken kaybetmek nasıl olurdu ey can?!?!

Öyleyse bırakmalıydım kendimi sana ve yaşamalıydım gerçek sevgiyi.O zaman sen için saf olurdum belki,sadece senin yüreğe hürmeten düzelirdi kalbim, günahlarım affolurdu belki sadece sen için.Sevincim,mutluluğum,neşe kaynağım, uzun bir süreden sonra yüzümdeki gamzeler oldu bir insan tekrar. O sendin işte can! Canın canımdı. Bazen dalınca senli zamanlara “Bu bir rüya!.. diyordum. Ama uyanmamak için elimden ne geliyorsa yapacağım bir rüya.

Çünkü ilk kez sende görmüştüm”Seni seviyorum” un gerçek halini.İlk kez sende görmüştüm çünküsüz ve içinsiz sevgiyi. Hiç bir çıkar eklemiyordun sevgi sözcüklerine ve bu sadece rüyalarda olurdu. Önceleri dostluk denilince gizlediğim gamzelerim seninle açığa çıktılar tekrar.Senin dediğin gibi güneş akmıyordu gamzelerimden belki ama sen varsın diye daha bir güzellerdi işte.Hiç olmadık zamanlarda aklıma yüreğin gelince yüzüme saf bir tebessüm yayılıyordu. Yıllar önce yaşadığım dostluk sende tekrar can bulmuştu daha güzel ve daha yüce olarak.

Sen bendin artık.Kimi zaman bir yetimin başını okşayan şefkatli el,kimi zaman onun sevgiye muhtaç yüreğinden kopup gelen gözyaşı,kimi zaman tebessümün en saf hali,kimi zaman baharın bağrında açan gül,kimi zaman kaybolurken berbatlıklar okyanusunda kurtarıcım,kimi zaman vuslat,kimi zaman gönlümü yıldızlara çıkaran saf sevgi,kimi zaman göz kamaştırıcı inanç,kimi zaman özlemim ama her zaman canımdın.

Şunu asla unutma ey can;bazen hissettirmiyorsam sana sevgimi,soğuksa yüreğim sadece seni hak etmediğim için.Bazen sindire sindire yaşayamıyorsan bizi pek yakındaki ayrılığa yakalanmasın dostluğumuz diye acele ettiğindendir bu aciz yüreğin.

Ama ben seni hep “ALLAH İÇİN KOCAAAAAAAAAAAMAN SEVİYORUM EY CAN!...

”iyi ki varsın,iyi ki yanımdasın ve iyi ki benim DOSTUMSUN ..

Cevapla
(Son Düzenleme: 22-11-2009, 3:20, Düzenleyen: eğitimsokağı.) .
Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009


Bir gün bunalırsan ve sıkıntını paylaşmak istersen beni ara... İki elim kanda olsa gelirim, sıkıntını yok ederim... Bir gün ağlayacak gibi olursan da ara beni... Seni belki güldüremem ama, söz veriyorum, senle birlikte ağlayabilirim...Bir gün uzaklara kaçmak istersen beni aramaktan çekinme... Seni belki durduramam ama, senle birlikte koşabilirim...Bir gün herhangi bir konuda kararsız kalırsan ara beni... Seni senden fazla düşünür sana fikirler verebilirim...Bir gün kimseyi dinlememeye karar verirsen de ara beni... Ağzımı açmayacağımı, söylemediklerini bile dinleyeceğimi bil...Bir gün beni üzdüğünü düşünürsen de çekinme, yine ara beni... Göreceksin, sana kıyamam, kızamam, üzemem seni... Bir gün beni ararsan ve benden bir karşılık alamazsan... Söz ver : o zaman sen ulaşmalısın bana...Çünkü, o an bir meleğe gereksinim duyduğumu bilmelisin...
ÇÜNKÜ... BİZ DOSTUZ

Cevapla
(Son Düzenleme: 22-11-2009, 3:21, Düzenleyen: eğitimsokağı.) .

Anahtar Kelimeler

Dostluk ,Dostluk Öğretmen Forumu,Dostluk yükle,Dostluk download,Dostluk indirmek istiyorum,Dostluk ödev yükle,Dostluk bedava, Dostluk ÖDEV İNDİR,Dostluk YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Dostluk eğitimDostlukdosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Dostluk Mavi Ay 0 676 27-05-2009, 21:56
Son Yorum: Mavi Ay



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe