Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
depremin , sonlandırdığı , bir , aşk , hikayesi

Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Bir kabusun tam ortasında açtım gözlerimi.
Gidiyordun, gidiyorum diyordun bana. Nereye gidiyorsun dedim, yaşanacak bu kadar güzellik varmış, bu kadarmış bu aşkın ömrüdiyordun. Neden? dedin neden? bu gidişin durup dururken. Mecburum dedin, mecburum. Neden mecbursun beni sevmiyormusun dedim. Seviyorum dedin. Ellerimi uzattım, dokunmadan ellerime uyandım.
Ayağa kalktım. ışıklarını açtım odamın, bir oh çektim kabusmuş. Gidişine dayanırmı bu yürek dedim sessizce.
Yarınki randevu geldi aklıma, erkenden buluşacagız diye düşündüm, daha cok vakit geçirebilecektik, yarın için sana aldığım kırmızı güle baktım, masanın üzerinde duruyordu. Solarmı diye düşündüm biraz. Gözüm telefona ilişti o ara, mesaj geldiğini gördüm, heyecanla mesajı açtım. 'Yarın görüşürüz aşkım seni çok seviyorum ve aramızdaki mesafe ne kadar uzun olursa olsun ben hep' yazıyordu sadece. Devamı yoktu mesajın, neyse dedim yarın, yarın sorarım mesajın devamı neydi diye, hemde bu kabusun hesabını sorarım dedim gülerek.
Işıkları söndürdüm, tekrar yatağıma yattım ve düüşnmeye başladım; Yarın mahallesinden alacaktım onu ama bir sorun vardı, mahallenin gençlerinin beni görmemesi gerekiyordu. Onların elinden beni kurtarışı geldi aklıma. Tam ortamıza atlayıp 'ne yaptığınızı zannediyorsunuz siz' diye bağırıp onları oran kovuşu geldi.
Cesur sevgilim dedim kendi kendime. Birden aklıma annesi geldi ona nasıl görünmeyecektim? Nerden çıkacağı belli olmuyordu ki. Neyse dedimonunda yarın bir çaresini buluruz dedim ve tekrar onun için aldığı güle baktımsolmamıştı. Uyumalıyım diye düşündüm yarın erken kalkacaktım. Annesini bizi yakalayıpda kızım okuyacak peşini bırak dediği günden beri ilk buluşmamızdı bunu düşündüm. Özlemiştim onu ve sabahı iple çekiyordum ve sabırsız bir şekilde uykuya daldım.
Birden bire tekrar açtım gözlerimi büyük bir gürültüyle. Kulakları sağır edebilecek bir ses vardı. Yatağımın sallandığını hissettim. Bir an yeni bir kabusmu diye düşündüm ve birden kulağıma deprem diye bir çığlık geldi. Yatağımdan fırladım yan odaya gittim. Ev halkı kalkmıştı. Elim lambanın anahtarına gitti açtım ama yanmadı lamba. Kardeşim aklıma geldi birden tekrar odama koştum kardeşime kalkmıştı, elini tutuum, o karanlıkta kapıyı aradım ve buldum zorlukla. Açmaya çalıştım kapıyı kapı açılmıyordu. Bir kaç denemeden sonra zorlukla açabildim kapıyı ve dışarıya çıktık hep beraber bir süre bekledik ve o büyük sarsıntı durdu. Etrafıma baktım herkez yanımdaydı bu neydi diye düşündüm ve tekrar etrafıma baktım, göz gözü görmüyordu. Ay ışığından başka hiç bir ışık aydınlatmıyordu etrafı. Ne oldu baba dedim, deprem dedi babam.
Birden yakınlardan bir yerden kulağıma bir çığlık sesi geldi 'imdat kurtarın' etrafa baktım nereden geliyordu ses? Gitmeye çalıştım ay ışığı yetmiyordu ki etrafı görmeye. Annem: dur nereye gidiyorsun? Sesi duymuyormusunuz gitmem gerek siz burda kalın gelirim birazdan dedim. Gitme dedi annem dinlemedim.
Yola doğru koştum çığlık seslerini takip ettim, karşıdaki komşunun evinden geldiğini düşünerek oraya yöneldim. Kapını önüne gittiğimde evin üst balkonunun kapının önüne düştüğünü fark ettim. Kapı açılmıyordu çıkamıyordu kimse dışarıya. Bİr şeyler yapmalıydım. Bir an bir hırsla ellerile düşen tuz buz olmuş balkon parçalarını atmaya başladım sağa sola. Bekleyin geldim dedim onlara ,bağırmayın biradan çıkacaksınız dedim. Bİrden bir sallanma daha hisettim, evin kapısının önünden geriye doğru çekildim.İçeriden gelen çığlık sesleri dahada artmıştı. sesler beynimde yankılanıyordu, elimden bir şey gelmemesiçıldırtıyordu sinirlendiriyordu beni. Bu seferki sarsıntı uzun sürmemişti. Tekrar kapının önüne koştum,taşları hızlı hızlı atmaya naşladım sağa sola. Kapı aralanmıştı. Çabuk diyorlardı çabuk. Elimden geldiği kadar acele ediyordum zaten. Birden kapının açıldığını hissettim ve kısa süreli bir sevinç yaşadım. Herkez ağlıyordu. Elimdeki son taşıda yere attım ve evimin bahçesine doğru yürümeye başladım, peşimden geldiler. Sabahın olmasıı beklemekten başka çare yoktu. Hep beraber bahçede oturuyorduk.
Birden aklıma yarınki buluşma geldi telefonumu aradım cebimde yoktu. başına bir şey gelmişmidir, acaba şu an ne yapıyordiye düşündüm. telefonum içeride kalmıştı onu ordan almak içinbir çare düşünmeye başladım.
Eve girmem gerekiyordu ne bir ışık vardı elimde nede beni aydınlatacak başka bir şey. Nasıl girebilirdim ki içeriye?
Kardeşimin kulağına eyildim, içeri nasıl girebilirim diyerek fikrini sordum. 'Delirdinmi sen neya pacaksın içeride' dedi bana. TElefonumu almam gerektiğini söyledim. 'Bu durumda hala telefonumu düşünüyorsun dedi' bana. Düşündüğüm telefon deyil dedim. Anladı demek istediğimi ve sustu , sabah olsun alırız dedi. Ama ben girmeliydim içeri.
Birden ayağa kalktım bir an herkez yüzüme baktı. Nereye ? dedi annem, içeriye girmem gerek dedim içeriden istediğiniz bir şey varmı? dedim. O an bir sarsıntıyla daha irkildi herkez bildiği bütün duaları okuyarak. Kıyamet gününün böyle bir şey olduğunu düşündüm. Yerime oturdum ellerimi açtım ve Allahım bütün insanlara yardım et diyerek tekrar ayağa kalktım. Sorumu tekrrladım içeriden istediğiniz bir şey varmı? Annem içeriye girmemek için bağırmaya başladı ve beni bir tek babam anladı.Gir oğlum dedi insanların üzerine girecek bir şeyler getir dedi. Haklıydı gecenin soğuğunda o teleş ve korkuylainsanlar üzerlerine hiç birşey giymemişlerdi.
Yavaş yavaş evin kapısına doğru yöneldim, içimdeki büyük korkuyla birden koşarak içeriye girdim. İlk önce odamda telefonumu aradım, karanlıkta hiç bir şey göremiyordum. Ayağıma bir şeyler takılıyordu, hep düşme tehlikesi geçiriyor, bir yerler tutunara yürüyordum. Telefonumu buldum elime aldım ve diyer odaya yönelerek giyecek bir şeyle bulmaya çalıştım. Elime ne geldiyse aldım, dışarıya doğru yöneldim. Bir an ona yarın içimn aldığım gül geldi aklıma, odama doğru tekrar yöneldim, bulamayacağımı düşünerek geriye döndüm ve dışarıya çıktım. Eşyaları bıraktım ve sabırsızlıkla telefonuma baktım. Lanet olsun dedim , lanet olsun. Ne oldu dedi kardeşim
tlefon çekmiyor dedim. Yavaş yavaş sabah oluyordu hava aydınlanmaya başlamıştı. Yüzlerce kez aradım ama olmuyordu. Çaresizlik beni delirtiyor içimi yiğip bitiriyordu. Nasıl ulaşabilirdim ona düşündüm düşündüm. Gözlerim birden yola yöneldi. Tek bir araç geçmiyordu yoldan. Yürümeyi düşündüm bir an 25 km yolu kaç sat yürürüm acaba dedim kendi kendime.
Ne bir haber vardı nede haber alacak bir şey.Aklıma radyo geldi birden. Babamın bazen açıpta bahçede müzük dinlediği pilli radyo. Yerimden fırladımiçeriye girdim, radyoyu aradım ve bulup dışarıya çıktım. Radyoyu açtım , zorlukla bir frekans bulabildim ve dikkatle dinlemeye başladım.
Adapazarı yok oldu diyordu, başımdan aşşağıya kaynar sular döküldü bir an. Aklıma tekrar o gldi ya ona bir şey olursa ne yaparım ben diye düşündüm. Evet dedim kendi kendime gitmeliyim
Büyük sarsıntıdan bu yana 2 gün geçmişti, yerimde duramıyor ona ulaşmanın çarelerini arıyordum.Yürümeye karar verdim ve kimseye hiç bir şey söylemeen yola çıktım. Yürüdükçe ona daha çok yaklaştığımı düşüneek dahada çok hızlandırıyordum adımlarımı. birden arkamda bir ses duydum, evet evet bir araç geliyordu.Yanıma yaklaştı ve durup nereye gittiğimi sordu. Merkeze gitmem gerektiğini söyledim. Gel dedi bende merkeze gidiyorum insanlara su götürüyorum. Sevinçle bindim. Yollar bitmek bilmiyordu heryer kapalı yıkılan binalar yolların üzerinde bir moloz yığınını andırıyordu. Gidebildiğimiz yere kadar gittik, insanlara su dağıttık, tek tek. Depoda bulunan su bittiğinde geriye döneekmisin dedi aracın sahibi, hayr dedim teşekkür ettim ve tekrar yürümeye başladım, yıkılmış harabe olmuş evlerin üzerlerinden. Tanınacak durumda deyildi hiç bir yer, neredeydim onu bile bilmiyordum.Çevreme bakıyordum herkez bir koşuştuma içinde , telaşlı, yorgun, kimi çığlık atıyor feryat sesleri yükseliyor her yerden
Bilirmisiniz çaresizliği? O taş yığınlarının altında birinin var olduğunu bilipte sesini duyupda hiç bir şey yapamamanın ne demek olduğunu bilirmisiniz?
Hala yürüyordum mahalleyi bulmam zorlaşıyordu. Birden gözüme bir ağaç takıldı moloz yığınlarının ortasında yok omamak için çabalayan bir ağaç. Evet evet dedim. Koşarak ağacın yanına gittim. Sağına soluna baktım tozdan onu bile tanıyamayacaktım. Kısa süreli buluşmalarımızda altında konuştuğumuz ve onun hep , acelem var annem arar deyip beni altında yapa yanlız bıraktığı ağaçtı o. Mahallenin başında olduğumu anladım. Yavaş yavaş tyürümeye başladım onu görme heyecanıyla. Kim bilir ne kadar sevinecekti beni görünce. Yürüdüm, yürüdüm. yolun kenarına mahallenin geçlerinden bir kaçının oturduğunu fark ettim yanlarına doğru ilerlemeye devam ettim. Hepsi yüzüme baktı ve başlarını öne eğdiler. Düşündüm bu aşkı yıkamayacaklarını anladıklarını düşündüm, bir şey dememe sebepleri bundandı her halde.Yürüdüm son viraja yaklaştım, sola doğru döndüm başımı eve doğru kaldırı kaldırmaz birden annesiyle göz göze geldim ve yolun ortasında kala kaldım. Annesi gözlerini dikmiş gözlerime bakıyordu.Yerinden kalktı bana doğru yürümeye başladı. Eyvah! dedim kendi kendime, ben sana gelme demedimmi, kızımın peşini bırak demedimmi ne işin var burada bi dünya laf.Başımı öne eğdim, yanıma kadar geldi. Hiç bir kelime etmedi. Sadece susmuş bana bakıyordu. Düşündüm neden konuşmuyor acaba? dedim. Başımı yukarıya kaldırdım ve gözlerinin içine baktığımda, yanağından aşşağıya doğru yavaş yavaş süzülen iki damla yaş gördüm. Zorlukla ve heyecanla o nerede? dedim. Birden bir feryat koptu mahalledeboynuma sarıldı, onu iki gün önce kaybettik diyemedi
Her şeyi anlamıştım o yoktu artık. Bir tek kelime bile söyleyemedim.Boğazıma düğümlenen o acıyı bir türlü atamıyordum. Ağlamaya çalıştım olmadı yapamadım. Dünyam yıkılmıştı kan ağlıyordu yüreğim. O artık yoktu, bir daha hiç olmayacakmıydı? Kime aşkım diyecektim ben ? Ya bana kim aşkım diyecekti? Saçlarımı kim okşayacaktı seni seviyorum diyerek? Dizimde kim yatacaktı?Kim kıskanacaktı beni, etraftaki insanların akışlarından? Neden dedim kendi kendime neden bu gidişin? Birden aklıma o gece gördüğüm kabus geldi. Oradada neden bu gidişin sebepsiz yere demeiştim.Mecburum demiştin bana, yaşanılacak bu kadar güzellik varmı bu kadarmış bu aşkın ömrü demiştin.Bu kabusun bir veda olduğunu nereden bilebilirdim ki? Nereden bilecektim ki gideceğini ve bir daha dönmeyeceğini?
Çevreden feryadı, çığlıkları duyupda gelen insanlar güçlükle yatıştırabildiler anneyi. Kolarından tuttular kaldırımın o tozlu taşlarına oturttular. Anneydi yüreği yanıyordu, kalbi parçalanıyordu kızının gidişine. Ben ki dayanamıyordum. Bir anne nasıl dayanabilirdi ki? Kala kaldım yolun ortasındabaşım öne eğik, yanağımda o tozlu yola dökülen iki damla yaşla.
Omuzumda bir el hissettim, arkamı döndüm mahallenin çocuklarından biriydi, başın sağ olsun dedi , elini cebine götürdü, ve cebinden çıkarttığı fotoğrafı bana verdi. Aldım fotoğrafı baktım tanıyamadım bir an. Tozlanmış fotoğrafı gömleğime silerek tekrar baktım. BEndim evet benim fotoğrafımdı. Kafamı kaldırdım nereden buldun bunu der gibi baktım gözlerini içine. Onu taş yığınlarının altından çıkartırken elindeydi dedi bana. İşte o an dayanamadı yüreğim, dizlerimin üzereine çökü verdim, ellerimi üzüme koydum, boğazıma düyümlenen o acıyı çıkarı verdim içimden.
Artık yaşamak ölümden beterdi benim için. Kalbim nasıl dayanacaktı ki bu kadar acıya? Ne yapacaktım?Onsuz nasıl yaşayacaktı bu yürek?
Birden ayağa kalktım evet dedim onsuz yaşamayacak bu yürek, o nereye gittiyse onunla beraber gidecek. Çevereme son kez baktım hızlı adımlarla yürümeye başladım. Ona kavuşacaktım. Yüksek ve benim gibi ayakta zor durabilen bir binaya çarptı gözlerim, oraya doğru yöneldim kapısından içeriye girdim, hızlı hızlı çıkmaya başladım merdivenleri moloz yığınlarının arasından, düşe kalka.Her adımım beni ona yaklaştırıyordu şimdi.Binanın en üst katına kadar çıktım nefes nefese, biraz daha yürüdüm ve son adımım beton korkuluklara doğru kaldırdım. Aşşağıya baktım yükseklik korkutmuyordu beni. Ağlıyordum hıçkırarak aşağıya düşen göz yaşlarımı görüyordum, birazdan geleceğim peşinizden dedim kendi kendime. Ona kavuşmaya bir adım kalmıştı, tek bir adım. Gözlerimi kapatım beni affetmesi iin dua ettim allaha ve birden telefonumun mesaj sesiyle irkildim. Açtım gözlerimi bir an telefona bakmak gelmedi içimden.Muhtemelen babamdı nerde olduğumu merak etmiştir dedim kendi kendime. Elimi cebime atım telefonumu çıkarttım. Mesaja abktığımda olamaz dedim bu imkansız nasıl olurdu. Gönderen oydu, heyecanla mesajı açtım. ``yanındayım`` evet sadece yanındayım yazıyordu. Yoksa hala yaşıyormuydu? . Numarayı aradım telefon kapalıydı. Hala neler olduğunu çözememiştim ve birden o gece yarım kalmış olan mesaj geldi aklıma`yarın görüşürüz ve aramızdaki mesafe ne kadar uzun olursa olsun ben hep` yazdığını hatırladım. Devamıda gelmişti ```yanındayım``.
Telefonu cebime koydum , son adımımı geriye doğru attım. Korkuluktan aşşağıya indim ve ölümen vaz geçtim.
Onsuz olmak ne kadar zor olsada , bana bu dünyada deyilken bile söylemek istediğini o kadar güzel anlatmıştı ki yaşamam gerektiğini ve aramızdaki mesafe ne kadar uzun olursa olsun hep yanımda olduğunu farkettirmişti
Evime gittim odama girdim masanın üzerine baktım ve gülümsedim ona aldığım kırmızı gül yerinde yoktu.






Alıntı

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi ,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi Öğretmen Forumu,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi yükle,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi download,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi indirmek istiyorum,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi ödev yükle,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi bedava, Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi ÖDEV İNDİR,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,Depremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesi eğitimDepremin Sonlandırdığı Bir Aşk Hikayesidosya indir


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Kır Papatyasının Hikayesi sirlimen 4 2,148 15-04-2010, 22:12
Son Yorum: sirlimen
  Bir Aşk Hikayesi... Mavi Ay 7 1,902 02-10-2009, 7:44
Son Yorum: eğitimsokağı
  Mona Rozanın Hikayesi sirlimen 10 3,059 25-09-2009, 1:59
Son Yorum: makber
Heart Damlacığın Hikayesi eğitimsokağı 0 1,702 25-09-2009, 1:13
Son Yorum: eğitimsokağı
  Kelebek Hikayesi sirlimen 0 1,242 22-09-2009, 1:21
Son Yorum: sirlimen



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe