Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
cocukları , sınavlara , hazırlamada , azcık , noktalar , her , öğretmen , ana , babadır

Konu: 146
Mesaj: 2,085
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 10-11-2009

ANA BABALARA ÖZEL NOT

Sınava hazırlanan bir öğrencinin anne ve babasına önemli görevler düşmektedir. Anne ve babaya düşen önemli görevler, ailenin bütçesinin sınırlarını zorlayarak çocuğuna en iyi eğitim imkanlarını sunmak ve ona uygun çalışma şartlarını hazırlamakla sınırlı değildir. Çocuğunuzun başarısını etkileyen en önemli nedenlerden birisi, ailenin yaşantı ortamı ve tutumudur. Çocuklarınız adına yapacağınız kimi küçük özveriler, onları başarılı yapacak ve mutlu kişiler olarak topluma katılmalarını sağlayacaktır.

ÇOCUKLARINIZA SEVGİ VE SAYGIYI ÖĞRETİN

Çocuğunuzu çok sevin ve sayın ki o da sizlere ve diğer insanlara karşı sevgi ve saygı duyabilsin. Çocukların devlete ve topluma olan saygı duygusu ailede doğar, okul boyunca gelişir. O nedenle çocuklarınızın yanında tanıdıkları, arkadaşları, öğretmenleri çekiştirmeyiniz. Çocuklarınız, öğretmenlerinden ya da okuldan yakındıkları zaman, yakınmalarının derinleşmesine fırsat vermemelisiniz. Onlara kimi gerçekleri açıklayabiliriz. Her öğretmen, her çocukla yeteri derecede ilgilenemeyebilir. Okul herkesin istediği düzene girmez. Biz okulun düzenine uymalıyız... Göreceksiniz, çocuklarınız kısa zamanda olumlu yolları araştırıp bulmaya çalışacaklardır.

ÇOCUĞUNUZA EVDE UYGUN ÇALIŞMA ORTAMI HAZIRLAYIN

Çocuğunuzun evde rahatça çalışabilmesi için, olanak ve yer hazırlayın. Durumunuz elverirse, masa ve iskemle alın. Ayrıca çalışma odası düzenleyin. Çantasını, odasındaki kitaplığını, yatağını kendisi düzeltsin. Git gide bu işlere alışsın. Eğer ayrı bir çalışma odası düzenlemeniz mümkün değilse uygun odalardan birin de çalışma köşesi de düzenleyebilirsiniz. Çalışma odası mümkün olduğu kadar fazla sıcak veya soğuk olmamalıdır, iyi havalandırılmalı ve sessiz olmalıdır. Çalışma masası ve yüksekliği çocuğunuzun boyuna göre ayarlanmalıdır. Ders çalışırken müzik dinlemek, poster, afiş ve resimler dikkatin dağılmasına, öğrencinin hayal dünyasına kaymasına yardımcı olur. En azından öğrencinin ders çalışırken göremeyeceği yerlere asılmalıdır. Öğrenci çalışma masasını, sadece ders çalışırken kullanmalıdır. Belirli bir çalışma alanı ile çalışma davranışı arasında şartlı refleks türünden ilişki kurabilmek büyük önem taşır. Böylece çalışma masasına oturmak, çalışmaya başlamak için ‘uyarıcı’ rolü oynar ve çalışmayı başlatır. Çalışmaya başlamadan önce çalışma sırasında gerekli olacak bütün malzemenin el altında bulunması, dikkatte kopmalara yol açacak kesintileri önlemek açısından yararlıdır.

ÇOCUĞUNUZUN OKUL YÖNÜNDEN OLAN DİLEKLERİNİ
YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞIN

Bu dilekler, size zor geliyorsa; okul yönetimi ile aile arasında çocuğunuzu aracı olarak kullanmayın. Onun yanında yakınmayın. Doğruca okul yönetimi ile görüşün. Düşüncelerinizi onlara açıklayın. Böylece okul yönetimine de yardımcı olursunuz. Okulla geliştirilecek işbirliği, çocuklarınızın başarısında büyük yarar sağlayacaktır. Çocuklarınızın bir sorunu olduğunda, okulla işbirliği yapmanıza karşın bu sorun giderilememişse hemen en yakınınızdaki Rehberlik ve Araştırma Merkezi,ne başvurun. Size gerekli eğitim tedbirleri sağlanarak çocuğunuzun başarı yolları açıklanacaktır. Bu konularla ilgili olarak, üniversitelerimizde bölümler olduğu gibi; yer yer özel bürolar da açılmaktadır. Çocuklarınızın giyim ve harçlığı, arkadaşlarının derecesinden aşağı düşürülmemeli, yukarıda çıkarılmamalıdır. Bir başka deyişle; çocuklarımızın savruk olmaması için, onlara fazla harçlık vermeyelim. Ama arkadaşları arasındaki yerini bulabilmesi için, harçlıksız da bırakmayalım.

ÇOCUĞUNUZUN KAYGISINI ARTIRMAYIN

Üniversite giriş sınavlarına hazırlanan bir öğrencinin yaşadığı kaygının iki sebebi vardır: Birinci sebep bütünüyle gerçek ve akılcı bir temele dayanır. Sonuçları hayatın akışını etkileyecek büyük bir yarışta yer alacak olmaktan kaygı duymak, doğal ve yerinde bir durumdur. Ancak ikinci sebep, birincisi gibi gerçek ve akılcı bir temele dayanmaz:

“Anneme - babama ne diyeceğim?”,
“Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakacağım?”,
“Akrabalarımın önüne nasıl çıkacağım?”,
“Tanıdıklarıma karşı mahcup olacağım?”, gibi düşünceler sınavlara hazırlanan öğrencinin kaygısını yükseltir. Her konuda olduğu gibi sınavlarda başarı için de belirli bir düzeyde kaygıya gerek vardır. Giriş sınavlarına hazırlanan bir genç çok ender rastlanabilecek çok az sayıda kişi hariç - öğrenme ve başarı için gerekli olan düzeyde kaygıya sahiptir. Öğrenmeyi, akıl yürütmeyi ve sınav başarısını olumsuz yönde etkileyen, temelinde öğrencinin kendine güvensizliği altında yatan yüksek kaygıdır. Gencin kendisine güvensizliği ise önemli ölçüde anne ve babasının bilerek veya bilmeyerek uyguladığı eğitim ve yaklaşımların sonucudur. Anne-babanın çok küçük yaştan başlayarak yüksek başarı beklentisi, çocuğun hatalarını düzeltmek için onu eleştirmek, çocuğun dayak, hırpalama gibi cezalarla eğitilmesi, yargı ifadesi taşıyan olumsuz sıfatlarla nitelemek (haylaz, tembel, sorumsuz, dağınık, pısırık, yavaş, vb...) çocuğun kendine olan güvenini zayıflatır. Bunun sonucu ortaya çıkan kaygı, başarıya olumlu katkısı olmayan kaygıdır ve bununla başa çıkmak çok zordur. Çocukların sınava hazırlandıkları sırada anne-babalara düşen en önemli görev, çocuklarının çalışma isteğini artırmak ve onu çalışmaya teşvik etmek için kaygı yükseltici yaklaşımlardan kaçınmaktır’.

“Bu kadar çalışmayla kazanamazsın...”
“Bu kafayla gidersen zor kazanırsın...”
“Amcanın oğlu Robert Lisesi’ni kazandı, bakalım sen ne yapacaksın...”
“Teyzenin kızı tıbbı kazandı ,çalımından, havasından yanına varılmıyor, aman bizi mahcup etme...” türünden yaklaşımlar genci çalışmaya teşvik etmez tam tersine, yükselen kaygı sebebiyle onu adeta “kıpırdayamaz” duruma getirir.
Başka çocuklar da bulunan üstünlükleri onda da görmek istiyorsak bunları ona duyurma ya da sezdirmeyi yeterli saymalıyız. Sert davranışlar, geçici olarak çocuğa yön verirmiş gibi görünürse de sürekli gelişme ve başarıyı sağlamaz.

ÇOCUĞUNUZUN SINIRLARINI ZORLAMAYIN

Kendi özlemlerinizle çocuğunuzun sınırları arasında gerçekçi bir denge kurun. Çocuğunuz girebilse İstanbul Erkek Lisesi’nde okuyabilir veya kazanabilse tıp fakültesini bitirerek iyi bir doktor olabilir. Ancak çocuğunuzun kapasitesi binlerce kişi arasından sıyrılarak bu yerlere ulaşmaya yeterli olmayabilir. Bu iki durumu birbirinden ayırın ve içinizden veya yüksek sesle çocuğunuzun “beceriksiz” olduğunu düşünmeyin. Çünkü bu düşüncenizi nasıl olsa hisseder veya duyar. Çocuğunuzun sınırlarını anlayabilmek için bir uzmanın görüşüne başvurabileceğiniz gibi, bu konuda kendiniz de gerçeğe çok yakın bir tahminde bulunabilirsiniz. Bunun için kullanacağınız ölçüt, çocuğunuzun okul hayatında ve okul dışı faaliyetlerinde göstermiş olduğu başarı düzeyidir. Çocuğunuz sınıfında ders başarısı açısından ön sıralarda yer alan, sosyal faaliyetlerinde girişken ve liderlik özelliği olan, belirli bir ders veya alandaki başarısı öğretmenlerinin veya çevresindekilerin takdirini kazanan biriyse ne mutlu size. Bu takdirde çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi yüksek tutmakta gerçekçi sebepleriniz var demektir. Eğer çocuğunuz sınıflarını “ancak” geçebildiyse, sınıfını geçerken çeşitli yardımlara ihtiyaç duyduysa, öğretmenleri kendisini, “Biliyor ama bildiğini ortaya koyamıyor” veya “Çalışsa yapar, ancak çalışmıyor” diye değerlendirdilerse, okul dışı hayatında dikkat çekecek hiçbir özel başarı göstermediyse, çocuğunuzun uyumlu bir insan olması ve meslek hayatında başarı göstermesi yine de mümkündür. Ancak okul veya üniversite seçiminde
beklentilerinizi çok yüksek tutmamanızda yarar vardır. Bir cümleyle özetlemek gerekirse, çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi kontrol edin ve ideallerinizin onun sınırlarını zorlamasını önleyin.
Însan, beden gözüyle renklere , kalp gözüyle de gerçeklere muhatap olur...

Cevapla
.
Konu: 0
Mesaj: 132
Cinsiyet: Bayan
Kıdem: 09-04-2009

Elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz çocuklarımıza,bu güzel paylaşımızla belki biraz daha katkıda bulunabiliriz teşekkürler.)

Cevapla
.
Konu: 146
Mesaj: 2,085
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 10-11-2009

reca ederim insaallah az da olsa yararlı olmustur.
Însan, beden gözüyle renklere , kalp gözüyle de gerçeklere muhatap olur...

Cevapla
.
Konu: 3,931
Mesaj: 11,522
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 01-04-2009

Teşekkürler Blueman dediklerini yapıcam :)

Cevapla
.
Konu: 4,838
Mesaj: 13,389
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 31-03-2009

teşekkürler blueman
paylaşımların için...
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

Sitemizde Görev Yapmak İsterseniz Tıklayın

Turk Konulara Yorum Yazarak Destek Sağlayabilirsiniz  Turk


Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır ,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır Öğretmen Forumu,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır yükle,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır download,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır indirmek istiyorum,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır ödev yükle,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır bedava, cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır ÖDEV İNDİR,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,cocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadır eğitimcocukları sınavlara hazırlamada azcık noktalar...her öğretmen ana-babadırdosya indir




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2017 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe