Eğitim Sokağı
Hoşgeldiniz
Ziyaretçi. Kayıt Ol !

Sitemize Dosya Yükleyerek

Destek
Olabilirsiniz


bir gül nasıl bin göl oldu?
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



[-]
Etiketler
bir , gül , nasıl , bin , göl , oldu?

Konu: 16
Mesaj: 64
Cinsiyet: Erkek
Kıdem: 07-10-2010

Bingöl efsanesi
Ölümsüzlüğe Giden Yol
Bingöl
Aldık kalemi ele, düştük yola. Döne dolaşa geldik Bingöl'e. Sorduk, soruşturduk dinlediklerimizi bir bir size anlatalım diye. Öyle çok efsane dinledik ki Bingöl'de, bir değil, bin tane. İsterseniz önce adından başlayalım, birkaçını bu diziye dökelim:
Bingöl'de sıra dağlar, dağların üzerinde de büyüklü küçüklü sayısız krater gölleri var. Derler ki:
Bir zamanlar, Bingöl dağlarında sefere çıkan bir bölük asker, içecek su bulamaz, karşıdan gelen ikinci bölüğe suları olup olmadığı sorarlar. Onlar da, karşıdaki dağın ardında bir göl gördüklerini, oradan su alabileceklerini söyler. Bölük, dağın tepesine ulaşınca, aşağıda bir değil, pek çok gölün bulunduğunu görerek, seslenirler:
- Burada bir değil, bin göl var!...
O günden sonra, bu dağlara "Bingöl" derler.
Efsanelere göre, bu göllerden biri, insanı ölümsüzlüğe götüren "ab-ı hayat" yani "hayat suyu" dur. Ama bu hangi göldür, bilinmez. Yıllar yılı aranır, durur, bulunmaz.
Bir zamanlar, bu dağlarda avlanan bir avcı, bir keklik avlar. Kanlı kekliği buradaki göllerden birinde yıkar, tüylerini yolar, torbasına atarak köyüne döner. Evine geldiği zaman torbayı açar, açmasıyla keklik "Pırrr." Diye uçar, gider. O zamanla anlar ki kekliği yıkadığı göl, "'b-ı hayat" tır. Koşar dağlara. Şu göl senin, bu göl benim arar da arar, bir türlü bulamaz. O gün bugündür, ararlar da bulamazlar 'b-ı hayat gölünü. Yılda bir kez "Hızır Peygamber" in, "'b-ı hayat" gölünde yıkandığı, abdest tazelediği söylenir. Ama ne zaman, hangi gölde bunu kimse bilemez. Bilinmemesi için de, Tanrı bir değil, bin göl yaratmış burada, derler.
Evliya Çelebi, gezileri sırasında, Bingöl'e de uğrar, bir çok gölleri, adlarıyla defterine yazar. Bu göllerden bazılarının suyunu içen hastaların iyileştiğini söyleyerek der ki:
- İçlerinde Harem gölü dirler bir göl vardır. Burada yıkanan avretler semiz ve iri olurlar. Doğururken asla acı çekmezler. Er gölü vardır, şekerden lezizdir. Ballı göl vardır, sabah vakti kenarında kudret helvası bulunur. Salbaş gölü vardır, birkaç kere içenin başı sallanır. Kerkis gölü vardır, bu gölden bir adam içse, ak sakallı pîr olur. Şor gölünden yeter miktar su alınsa, yemeğe konsa, 'l' leziz olur. Bundan gayri göller, 'b-ı hayat'tan nişan verir. Tatlı sular olup, esvap yıkanırken sabuna lüzum kalmaz. Amma, 'b-ı hayat gölünü kimse bilmez...
Köroğlu'nun da bir gün, yolunun buralara düştüğü, Kıratının bu sulardan içtiği söylenir.
Hatta bir kez, Köroğlu, 'b-ı hayat'ı bulmuş, tam içeceği sırada, bir fırtına kopmuş, göl coşmuş, köpürmüş; Köroğlu avuçladığı bir köpüğü ağzına götürmüş. Ondan sonra yiğitliği ölümsüz olmuş. Eğer sudan içseymiş, Hızır gibi o da ölümsüzlüğü ulaşacak, dünya durdukça yaşayacakmış, derler. Kırat'a gelince o bu dağlarda yaşarmış, ama kimse göremezmiş...
Bingöl’de Bahar
Bingöl'de "ab-ı hayat" arana dursun, biz inelim Bingöl'ün, göz alabildiğine yeşil, ünlü yaylalarına. Gerçekten de Bingöl yaylaları, ilkbaharda bir yer yüzü cennetidir. Bingöl'de bahar, bir başka bahar. Bingöl baharını yaşayan, renklerden, çiçeklerden, kokulardan esinlenen nice ozanlar, Bingöl'ün baharına özlem duyarlar. Bakınız şairimiz Feyzi Halıcı "Bingöl'de Bahar" şiiriyle bu özlemi nasıl dile getirir:
İstanbul'da köprü üstü
Herkesin bir işi vardır.
Uzakta, çok uzaklarda
Şimdi Bingöl'de bahardır.
Mavi mavi aynalardır.
Günüm, güneşim, hasretim,
Suya belendi kasvetim
Şimdi Bingöl'de bahardır.
Saadet yakında değil,
Dağlarda bir avuç kardır.
Nerde renkli kalemlerim?
Şimdi Bingöl'de bahardır.
Y'r, pul pul durdu içime,
Cemre düşürdü içime,
Kimseler farkında değil,
Şimdi Bingöl'de bahardır.
Gayri zamanın seyridir,
Benim derdim apayrıdır .
Kulağımda o türkü hep
Şimdi Bingöl'de bahardır.
Kavalın Öyküsü
Bingöl yaylalarının geniş otlaklarında, adım başı sürülere rastlanır. Her sürünün başında bir çoban, her çobanın elinde bir kaval vardır. Her kavaldan bir ses dökülür. Yanık yanık, uçsuz - bucaksız yaylalara. Bu ses, gönülden dökülür kavala, umutsuz bir aşkın yürek yürek içli nağmeleridir. Bir de efsanesi vardır çoban kavalının, bunu söyleşir herkes Bingöl yaylalarında.
Anadan öksüz, babadan yetim, kimsesiz, şıvgın vücutlu, yağız benizli bir genç, çoban olmuş, katmış sürüsünü önüne, inmiş Bingöl yaylalarına. Derken koyunlar kuzulamış, kuzular meleşmiş, çoban hayatından memnun, yaşantısını sürdürüp giderken, bir gün Ağa'nın fidan boylu, kömür gözlü kızı, sürüye gelmiş, birkaç kuzu seçerek götürmüş. İşte ne olduysa o gün olmuş, çobanın yüreği yerinden oynamış, bağlarında köz köz ateşler yanmış, bir kara sevda onu yakmış kavurmuş. Ne yapsın, ne etsin? Derdini kimselere açamaz, açsa kimseler dinlemez. Sustukça aşkı alevlenmiş, alevlendikçe aşkı dayanılmaz olmuş. Varmış bir sulağın başına, çevresine bakmış kimsecikler yok, var gücüyle içini boşaltmış sulara:
Ekinler harman olsun,
Gönlüme ferman olsun,
bir göl nasıl bingöl oldu k


Haber verim ağama
Derdimi derman olsun.
İçini dökmüş, sırrını söylemiş ya çoban, biraz olsun ferahlamış. Derken bu sulakta kamışları çobanlar kaval yapmışlar. Kavaldan dökülen içli, yanık sesler ağa kızının sevdasıyla yanıp tutuşan çobanın gönül iniltileriymiş.
Bingöl yaylalarının yanık kaval seslerini de geride bırakarak, eski Çapakçur kasabasının yanında kurulan, şimdiki Bingöl şehrine geliyoruz. Murat suyuna karışan Göynük çayı buradan geçer. 24 kilometre güneyde, Genç ilçesiyle Elazığ - Tatvan demiryoluna bağlanır. 1937 yılında il merkezi olan Bingöl, son depremden sonra, yeniden kuruluyor. Eskisinden daha güzel, daha modern...
Söz burada biter, ama Bingöl bitmez. Bingöl, efsaneleriyle konuşur, türküleriyle konuşur. Bingöl kültüründe öz, folklorda sözdür.
EK OLARAK BUNU BULDUM
+

bir avcı varmış bir turnayı vurmuşgöl kenaımdaki turnanın tülerini yoluyormuş tüyleri yolduktan sonratemizlensin diye göle daldırıp çıkarmış, çıkarmışki aniden turna canlanmış vcı gölün suyunun canlandırıcı ve ölümsüzleştirici bir etkisi düşümüş ve kendiside ölünsüz olmak için içmek istemiş tam eğilip içerken göl bin parçaya bölünmüş bin parçanın birinde ölümsüzlük damlası olacağını düşünmüşler ama hala bulamamışlar işte bir göl bin göl olduPost_thanksPost_thanks
'Çalışmak Başarıya Ulaşmaktır'
'Çalışmak Başarıya Ulaşmaktır'
'Çalışmak Başarıya Ulaşmaktır'
'Çalışmak Başarıya Ulaşmaktır'

Cevapla
.
Konu: 146
Mesaj: 2,085
Cinsiyet: Belirtmiyorum
Kıdem: 10-11-2009

teşekkürler bu değişik bilgiler için :)
Însan, beden gözüyle renklere , kalp gözüyle de gerçeklere muhatap olur...

Cevapla
.

Anahtar Kelimeler

bir gül nasıl bin göl oldu? ,bir gül nasıl bin göl oldu? Öğretmen Forumu,bir gül nasıl bin göl oldu? yükle,bir gül nasıl bin göl oldu? download,bir gül nasıl bin göl oldu? indirmek istiyorum,bir gül nasıl bin göl oldu? ödev yükle,bir gül nasıl bin göl oldu? bedava, bir gül nasıl bin göl oldu? ÖDEV İNDİR,bir gül nasıl bin göl oldu? YÜKLE,etkinlik,yukle,İndir,download,inndir,bir gül nasıl bin göl oldu? eğitimbir gül nasıl bin göl oldu?dosya indir




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Türkçe Çeviri : MyBBTürkiye, MyBB, © 2002-2018 MyBB Group.
MyBB Destek: InSiDe